Hüseyin AKTAŞ AYDINLIĞIN ANITINI DİKMEK İNSANLIĞA BORCUMUZDUR BİZİM! 
AYDINLIĞIN ANITINI DİKMEK İNSANLIĞA BORCUMUZDUR BİZİM!
Hüseyin AKTAŞ

AYDINLIĞIN ANITINI DİKMEK İNSANLIĞA BORCUMUZDUR BİZİM!

Bu içerik 71 kez okundu.
Dün geçti gitti. Bugün yepyeni şeyler söylemek lazım.
Bugün dünden daha iyi. Yarında bugünden çok daha iyi olacak.
Ne diyor şair. “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
Her olayı hayra yormak ve hayra tebdil olması için çalışmak gerekiyor.
“Allah'a dayan sa'ye sarıl hikmete ram ol,
Varsa yol budur bilmiyorum başka bir yol!”
Karun'laşanlarla Harun'laşanların hep mücadelesi sürecek.
Taif'liler alamlere rahmet gönderilen Hz. Muhammed (sav)'i taşlayacak ama yürüyen Kur'an olan Resul onlara beddua etmeyip “Allah'ım onlar bilmiyorlar!” diyecek ve onlar için rahmet dilenecek.
Biz o Resul'ün ümmetiyiz. Yolu yolumuzdur. Verdiği 63 yıllık mücadele bizim için rehberdir.
Bugün 1,5 milyar İslam alemi O(sav)'na layık ümmet olamamanın vermiş olduğu ezikliği yaşamaktadır.
O(sav)'nun getirdiği Kur'an süslü kılıflarda, tozlu raflardadır.
O hayat kitabımız Kur'an'ın ilk emri olan “Oku!” emri ümmet tarafından kulak ardı edilmektedir. İlk emir “Oku!”
Kur'an'ın istediği ideal birey ve toplumlar okuyan, araştıran, üreten ve kendisini geliştiren toplumlardır.
Bizler okumadığımız gibi bu kitapta en çok vurgulanan “Akletmez misiniz?” ilahi ikazını duymamazlıktan gelmişiz. Bu duyarsızlık ve umarsızlık bizleri atalete, felakete ve cehalete sürüklemektedir. Aklı kullanmamak, aklı devre dışı bırakmak ve aklı öldürmek büyük bir cahiliyye adetidir. Cehalet ise zifiri karanlık demektir. Halbuki Rabbimiz Kur'an'da ne buyurur?
“Allah iman edenlerin koruyup gözeteni (velisi)dir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır!”Bakara, 2/257
Anlam yüklü bir hayat için okumak, akletmek, düşünmek, sorgulamak ve üretmek şarttır. Kur'an bizlerden özgül ağırlığı olan birey ve toplumlar istemektedir.
Bizi nefsin, zulmün, cehlin ve taklidin karanlığından aklın, vahyin, hukukun, adaletin ve tevhidin aydınlığına taşıyacak olan ise yine Kur'an'dır.
Kur'an hayat Kur'ansızlık ise hüsrandır. Kur'an'ın rafa kalıdırılması, edilgen bir hale getirilmesi şeytanın avukatlığını yapmaktır.
Bize düşen Kur'anın istediği ideal toplumu inşa etmektir.
Bunun için de akıl teri dökmek gerekir.
Okuyanlar, akledenler, insanlık için değer üretenler akıl teri döken insanlardır.
Karacaoğlan misali; “Bir ah çeksem karşı ki dağı eritir!..”
Düşünsenize İslam toplumları nerede?
Birbirini katletmekte ve tarumar etmekte.
2016 yılında Dünyanın en iyi 1000 üniversitesini belirlendi. Listede ABD'den 224, Çin'den 90, Japonya'dan 74, İngiltere'den 65 üniversite kendisine yer buldu. Türkiye'de eğitim veren 10 üniversite listede yer alırken, bu kurumlardan hiçbiri ilk 500'e giremedi. İlk 100'de biz olmadığımız gibi hiç bir İslam ülkesi de yok.
Bu neyi gösteriyor.
İlimde, bilimde, sanatta, kültürde, tıpta, ekonomide, sosyal bilimlerde biz yoksak şikayet etmeye de hakkımız yok.
Birşeyler değişecekse önce biz değişmeliyiz.
Bizim değerlerimizin olmadığı yerde hayatta yoktur huzurda.
Batı bunca gelişmişliğine rağmen insanlığa huzur ve mutluluk veremiyorsa biryerlerde eksiklik var demektir.
Üstad ne diyor?“Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!”
Gün bugündür, dem bu dem!..
Prof. Dr. Bayraktar BAYRAKLI'nın bir söyleşisinde yaptığı şu tesbiti çok önemsiyorum.
“Düşünce özgürlüğü olmayan, araştırmaya yatırım yapmayan ve araştırmaların neticelerine itibar etmeyen toplumlar, dünya medeniyetinde yürüyemezler!... Vücutta kanı üreten ilik gibi akıl da toplumsal hayatta bilgi, ahlak ve barış kanını üretir. Akla zincir vuran, toplumların ise ilikleri kan üretemez. Neticede o toplum zayıflayıp komaya girer.”
Çaresiz değilsiniz çare sizsiniz! Başka çaremiz yok. Şer güçlerin zulüm çarklarını adalete ve aydınlığa dönüştürmek için önce biz değişmeli ve gelişmeliyiz. Taklitte, ezberle, kopyacılıkla değil. Bütün bunlar üreterek, anlam yükleyerek, ve değer katarak olmalı.
Unutmayalım ki Allah(cc) bizlerden aydın insan, aydın mü'min olmamızı, aydınlığın anıtını dikmemizi istiyor. Bu zaten olacak. Hak batıla galebe çalacak. Karanlıklar kaybolacak aydınlıklar çoğalacak. Peki bu bizim elimizle neden olmasın ki?
04.12.2018
 
 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Akyıldız’dan YHT teşekkürü
Akyıldız’dan YHT teşekkürü