Erol Tırtıl ÜMMET KURTULMA’DAN KUDÜS KURTULMAZ 
ÜMMET KURTULMA’DAN KUDÜS KURTULMAZ
Erol Tırtıl

ÜMMET KURTULMA’DAN KUDÜS KURTULMAZ

Bu içerik 100 kez okundu.

       Bugünlerde  büyük şeytan ABD'nin, ve onun uşağı  Siyonist İsrail'in başkent kararına dahil olmasıyla başlayan süreci iyi okumalı  ve çıkarılması gereken dersi sağ duyu ile  çıkarmalıyız.  

     Evet  öksüz ve yetim bırakılmış Kudüs, peygamberlerin mirası,    Müslümanların  ilk  kıblesi,  Allah Rasulünün  İsra yolculuğunun  menzili güzide  mekan, Uğruna yapılan savaşlar neredeyse insanlık tarihiyle eşit olan,  peygamberler diyarı Mescidi Aksa. Siyonistlerin ayakları altında çiğnenen mekan. Adım adım parça parça peşkeş çekilen mekan, utanmadan sıkılmadan kınıyorum seni ey Amerika ey İsrail diye nutuk atan ama Amerika ve İsrail in uşaklığını yapan ların vazgeçtiği mekan.

     Elbette ki  gelişen bütün olaylarda olduğu gibi bu olaya da  ülke içindeki Siyonist  zihniyetinin baktığı gibi bakmıyor, bunlardan akidevi ve fikirsel olarak uzak olduğumuzu alenen  ilan ediyoruz.

     Bizler yani nefsimize ağır gelse de hakikate talip olanlar, elbetteki olaylara   ezberlenmiş birtakım sloganlar üzerinden, gelip geçici gaz boşaltma durumlarından, televizyonların  önünde ayaklarını uzatmış  çay içerken israili  vuran (!!) sahte kabadayıların olaylara baktığı gibi bakmıyoruz.

     Ya da boykotçular gibi kola satın alıp tuvalete döken, portakalı adı Washington  portakalı olduğu için bıçaklayan  kıt akıllı  hiçbir şey araştırmamış, vahyin kendisine ne dediğinden habersiz, etraftaki rüzgara kapılıp ona göre hareket edenler gibimeseleye bakmadık, inşallah bakmayacağız .

     Müslümanlar olarak  inşallah tevhid akidesine sahip şuurlu ve ferasetli bir avuç insan  olaylara gözü kapalı değil; meseleye  başından bakmayı temel ilke edindik  ve her olayda olduğu gibi bu olaya da bu ilke doğrultusunda bakıyoruz.   Öyleyse işin başı nedir diyor ve Rabimiz’in şu ayetlerine bakıyoruz inşaallah

"Allah'ın ipine topluca sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar."( Al-i İmran 103 )

"Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfal 46) 

"O, Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin, diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir."( Şura 13) 

"Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veli / dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli kabul ederse o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez." (Maide 51) 

     Bu ve buna benzer onlarca ayeti sayabilir ve üzerine konuşabiliriz. Ama anlayana  tabii.    Akıl sahibi olduğunu iddia eden her şahıs başkalarını eleştirmeden önce işe kendisiyle başlamalıdır. Kendisi Rabbini, nasıl bir ümmet istediğini nasıl bir kul istediğini ne kadar bilmektedir?  Rabbinin terbiyesiyle ne kadar terbiye olmuştur?  Rabbinin Kitabını kafa yorarak anlamaya çalışarak ne kadar okumuş ya da anlamıştır?

     Akıl sahibi olduğunu iddia eden her kimse işe asıl başlaması gereken noktadan başlamalı ve ilk önce kafasındaki ağlama duvarlarını ve tüm tabuları yıkarak tek hakikat olan vahiyle kendisini yeniden  inşa etmelidir. Bunu yapmadıktan sonra gelip geçici tepkilerin, milletin gazını alma seanslarının yine onların işine yaradığı çok iyi bilinmelidir. Vahiyle inşa olmuş bilinçli, dostunu dost düşmanını düşman bilen bir ümmet yetiştiremedikten sonra mehdi beklemek, Selahaddin beklemek olsa olsa bizim tembelliğimizin adı olur.

    Hayatında vahiy olmayan, tevhid olmayan, namaz dahi olmayan kimsenin sobanın arkasından ABD ve yamağı siyonist işgalciye veryansın etmesi, esen ve bir müddet sonra dinecek olan sloganik rüzgara kapılmaktır ve içi boş bir tepkidir. Bu filmi çok izledik. Her olayda kolaları tuvaletlere döküp sonra bir kaşık pilavı bir yudum kola olmadan yutamamak bize yine içteki ve dıştaki Haçlılar tarafından yutturulmuş bir herzedir.

     Bir şey mi yapmak istiyorsun; Önce kendini kandırmayı bırak. Önce inadı bırak. Sana getirilen davete tabi ol. Kibri gururu bırak. Çünkü Allah kibirlenenleri sevmez. Kafanın içindeki putları kır.  Bunu başarabilirsen başkalarının yıkması için de balyoz ol. Sonra kendini vahiyle yeniden hücre hücre inşa et.

     Bunu yapabilirsen başkalarını da inşa etmek için uğraş. Boş işleri, son kullanma tarihi bir haftalık, ezberlenmiş birtakım sloganları bırak. Başlangıç mı istiyorsun; İşte başlayacağın yer burasıdır. Bunlar nefsine ağır geliyor da yapmıyorsan boşuna kahrolsun Siyonizm kahrolsun Amerika diye bağırma, kendin kahrolursun.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Akyıldız’dan YHT teşekkürü
Akyıldız’dan YHT teşekkürü