Hüseyin AKTAŞ YAŞADIĞIMIZ ÇAĞ BİZDEN İNSANLIK ROLÜNÜ ÜSTLENMEMİZİ BEKLİYOR! 
Reklamı Geç
Advert
YAŞADIĞIMIZ ÇAĞ BİZDEN İNSANLIK ROLÜNÜ ÜSTLENMEMİZİ BEKLİYOR!
Hüseyin AKTAŞ

YAŞADIĞIMIZ ÇAĞ BİZDEN İNSANLIK ROLÜNÜ ÜSTLENMEMİZİ BEKLİYOR!

Bu içerik 78 kez okundu.

Suriye'de 7 yıldır yaşanan vahşete karşı sergilenen kayıtsızlık, sınır kapılarında mültecilere maruz görülen insanlık dışı muameleler, Arakan'daki soykırıma tepkisizlik sürüyor.

                ABD'nin özellikle Suriye'de PYD ve PKK'ya doğrudan yada dolaylı olarak silah desteğinde bulunarak bölgede barışı daha bir çıkmaza doğru sürüklemektedir. Bu duruma artık son verilmelidir.

                İşte bu aşama da bizi umutlandıracak ses Rusyanın Soçi kentinden geldi. Burada Türkiye, Rusya ve İran liderleri Suriye konulu üçlü zirve gerçekleştirdiler.

                Bu zirve Suriye sorununa çözüm bulmak adına önemli bir adımdır. Zira bu üçlü zirve öncesinde İstanbul'da İSEDAK toplantısında konuyu gündeme getirerek şu tarihi gerçekleri dile getiren Cumhurbaşkanımız R. Tayyip ERDOĞAN'ın konuyla ilgili verdiği şu mesajlar çok çok önemliydi:

                "Demokrasi, insan hakları, özgürlükler gibi değerlerin yerini giderek daha fazla İslam karşıtlığı, Neo-Nazizm ve ırkçılık almaya başladı. Bu listeyi olabildiğince uzatmak mümkündür. Karşımızdaki bu tablo karşısında şu soruları samimiyetle sormamız kendimize gerektiğine inanıyorum: İslam ülkelerinin Batı'ya verdikleri yüzlerce milyar dolarlık silah siparişlerinin gerçek kazananları kimlerdir? Buradan kim kazanıyor. Her gün beş kez aynı kıbleye yönelen kardeşlerimin, kimi zaman köken kimi zaman mezhep kimi zaman ideolojik farklılıklar üzerinden birbirlerine düşman edilmeleri kimlerin işine yarıyor? Ülkelerimizin yeniden yapay sınırlarla parçalanması, aslında kimlerin işine geliyor? Bu sorulara verilecek hasbi cevapların bize yeni bir perspektif kazandıracağına, meselelere daha farklı yaklaşmamıza vesile olacağına inanıyorum. Bunu başardığımızda hem tuzakları bozacak hem de birilerinin bizim kaynaklarımız üzerinden palazlanmasının önüne geçeceğiz."

                Bu üçlü zirve bölgeledeki dengeleri alt üst edecek gibi. Diğer ülkeler başta ABD olmak üzere yeni kartlar çıkartacaklar gibi. Artık hiç bir şeyi eskisi gibi olmayacak. Savaş kimseye huzur getirmedi. İnsan barış için vardır. Barışı yaşatmak insanlıktır. Kim ki bu konuda olumlu bir adım atar. İşte o kişi tarih yazar. Tarihin unutamadığı isimler sadece yepyeni buluşlar gerçekleştirenler değildir sadece.

                Bir ademi öldürmek tüm alemi öldürmek, bir alemi diriltmek tüm alemi diriltmektir. Savaşları başlatanlar tarihin yüz karası olarak anılacağı gibi savaşları sona erdirenler, barışa el uzatanlar da tarihin aydınlık sayfalarında yerlerini alacaklardır.

                Batı/l paradigmalar insanlığa kan, kavga, kaos, kargaşa getirmekten başka bir şey yapmamışlardır. Bu Karuni iştaha ve ihtiras  sahibinin sonunu getirecektir. Hemen yanıbaşımızda cereyan eden bu yangına sessiz kalmamız imkansızdır. Bölgeden gelen 3,5 milyon insana kucak açmak asrın değil insanlığın örnek olayıdır.

                Hainlerin bol olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu hainler sağnak sağnak üzerimize doğru geliyor. İçerden ve hem de dışardan. Kimi bizden gözükerek kimi de emperyalist güçlere maşalık yaparak. Buna rağmen hayat devam ediyor. Bir bir hainlerin tuzakları başlarına geçiyor. Sorunlarımız çok. Yatırımlar tüm hızıyla devam ediyor. Bir bir hayata geçen çeştili projeler var. Bu projeler hayata geçtikçe hainler daha da depreşecek. Bu kaçınılmazdır. Her bir büyük proje bir empeyal gücün çatırdaması demektir. Bize bizden gayri dost yoktur. Sırtımızı dönecek kimsemiz yoktur. En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Şimdiye kadar yerel maşalar eliyle iç karışıklık meydana getirerek ülkede ırktan, mezhepten, ideolojilerden kaynaklı kaos oluşturmaya kalkışanların hevesleri kursaklarında kalmıştır.

                 Kritik sürece girmiş bulunuyoruz. Geriye bakma lüksümüz yoktur. Herkesin gıpta ile bakacağı bir medeniyet inşa etmek kaçınılmazdır. Bu konuda gereken tecrübe, miras, potansiyel, jeopolitik konum mevcuttur. Biz bize düşeni yapalım gerisi Allah kerim. Yeter ki ümitsiz olmayalım. Yeter ki doğru zamanda doğru zeminde doğru adımlar atalım.

                Bu süreçte birbirimizle kenetlenmeli şer güçlere fırsat vermemeliyiz. Hiçbir şey olmasa sadece Kur'an'ın Asr Suresini referans alarak yolumuza devam etsek bile yine de insanlık için çok büyük bir iyilik, güzellik ve barış hamlesi başlatmış olabiliriz.

                Zor ama imkansız değildir.

                Kara da gemi yapan Nuh(as), kardeşleri tarafından kuyuya atılan sonra da Mısır'a sultan olan Yusuf(as), Yesrib'i Medine'ye dönüştürüp oradan bir Medeniyet inşa eden peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa(sav), yedi düvele ve asrın sırtlanlarına karşı İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet, hasta adam denilen ülkeyi 33 yıl ayakta tutarak bir karış toprağı bile yedirtmeyen 2. Abdulhamid Han bizim ceddimiz, soyumuz, atamız, öncülerimiz, önderlerimiz değil mi?

                Kısaca;

                Barış ve huzur istiyorsak bizler Rabbimizin bize verdiği role soyunmalı, O(cc)'na tam bir teslimiyet ile bağlanmalıyız. Başkalarının bize biçmiş olduğu rolü  de  sorgusuz sualsiz kabul etmeyeceğimizi bilmeliyiz.

                Unutmayalım ki;

                Yaşadığımız çağ bizden İnsanlık rolünü üstlenmemizi bekliyor!

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Eğitim nasıl bir zihniyetle yönetiliyor?
Eğitim nasıl bir zihniyetle yönetiliyor?
“Alevilere genel bütçeden pay ayrılmalı”
“Alevilere genel bütçeden pay ayrılmalı”