Hüseyin AKTAŞ ALEME NİZAMAT VERMEK BİZİM İŞİMİZ! 
ALEME NİZAMAT VERMEK BİZİM İŞİMİZ!
Hüseyin AKTAŞ

ALEME NİZAMAT VERMEK BİZİM İŞİMİZ!

Bu içerik 183 kez okundu.

Kendi kendime soruyorum.

            “Niye dün aleme nizamat veren bir dinin mensubu olarak müslümanlar bugün darmadağınık?

            Ne oldu bize ne oldu böyle?

            Nerede ne tür hatalar yaptık ta böyle ağır faturalar öder olduk?

            Ne zamana kadar sürecek bu keşmekeşlik?

            “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

            Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!”(M.A.E)

            Bilim ve teknolojinin en üst düzey olduğu bir çağda bunlarda mı olmalıydı diye kendi kendimize sorabileceğimiz bir yığın sorular var. Şairin dediği gibi;
            “Titretmek durumunda yüreği bu manzar,
            Işık doğan sabahlar doğar oldu kapkara,
            Ak mescitten Keşmir’e, Somali’den mastar’a,
            Afaka yükselmekte Müslümanların salası,
            Ağlıyor baştan baş Müslüman coğrafyası!”

            İslam âleminin  bugünkü hal-i pürmelali ortadadır.
            Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz.

            Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!”(M.A.E)

            İslam ümmetinin bugün yaşamakta olduğu zaafların sebepleri nelerdir? Teşhis konmadan tedavi mümkün olmaz. Altınoluk Dergisi'nde Ali Rıza TEMEL'in şu tesbitleri dikkatimi çekmiştir;

            “Gördüğümüz kadarıyla problemin asıl sebebi gerçek müslüman kimliğimizin zedelenmesi, düşünce ve aksiyon planındaki dejenerasyondur. Zafer ve hezimet sebepleri dışarıdan ziyade içeride aranmalıdır.

Gerçek müslüman kimlik ve kişilik bozulmasından kaynaklanan ve başarısızlığımızı tetikleyen belli başlı zaaflarımız şunlardır:

            1- Kusuru kendimizde değil başkalarında aramak.

            2- Kendimizi devreden çıkararak kurtuluşu olağanüstü iradelere havale etmek.

            3- Salih ve muttaki kişi olmanın başarı için yeterliliğne inanmak.

            4- Sadece geçmişle övünüp teselli bulmak

            5- Şekilcilik ve taassup.

 

            Aklımda deli sorular! Bütün bu sorulardan bir kısmını Yavuz BAHADIROĞLU kendi köşesinde sormuş;
            “Sormalıyız kendimize: Neden İsrail denen birkaç milyonluk korsan bir devlet, bir buçuk milyar Müslüman’ı susta durduruyor?..

            Neden üçyüz seneden beri hiçbir buluşun ve keşfin üstünde hiçbir Müslüman’ın imzası yok?..

            Neden dünya milletlerinin önderi ve örneği iken, en geri sıralara düştük?..
            .....

            Neden dünya çapında karikatüristimiz, ressamımız, gazetecimiz, siyasetçimiz, bilim adamımız yok?..”

            Ve cevabını da  aynı köşe yazısında vermeye çalışıyor.

            “Sonuç olarak toplumumuza “İslâmın beş şartı” ile sınırlı bir din algısı yerleşmeye başladı. İslâmî hayatın parçaları olan kelime-i şahadet, namaz, oruç, hac, zekât gibi farzlar, 'İyi Müslüman!' olmak için yeterli sayılıyor. Bir birimize namazı-orucu anlatıyoruz da, İslâmın 'ilim-irfan' ve 'tefekkür' boyutunu yeniden nasıl inşa edeceğimiz konusunda bir gayret göstermiyoruz.

            Zaten Kur’an bizi görmeye, idrak etmeye ve düşünmeye dâvet ediyor; hatta zorluyor!...”

            Bütün bu soruların cevabını ararken Atasoy MÜFTÜOĞLU'nun Sakarya'da "Hakikat Bilincinin Kaybı" konulu bir konferansındaki  şu tesbitleri dikkatimi çekmiştir:

             “İslam'ın özüne dair hiçbir şey elimizde yok. Birtakım kuru gürültülerle kendimizi tatmin ediyoruz. Artık hakikatin bilincine varmalıyız. Bir şeylerin iyiye gitmediğine kani olmalıyız. Bugün en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey iktidarın ve devletin sınırlarından uzak entelektüel kadrolardır. Hakikat bilincini kaybetmemiş, siyaset, felsefe vb. alanlarda uzmanlaşmış, bugünün dünyasına İslam'ı taşımaya çalışan kadrolar şu an her şeyden önemlidir."

            Tunus'un Nahda Lideri Raşit El GANNUŞİ'nin El Cezire ve TRT'ye yaptığı bir söyleşi'deki şu tesbitleride konunun ehemmiyeti açısıından önemlidir;
            " Cihat edilecekse işgale karşı ve din ve vicdan hürriyetine, ibadet hürriyetine karşı yapılmalıdır. Gerçekten cihat etmek istiyorsanız aklınızı kullanın ve aklınızla dünyada Müslümanlar adına cihat edin. Dünyanın en iyi teknolojilerini kullanarak, en iyi muhabirlerini yetiştirerek, en iyi medyasını kullanarak, İslam ümmetinin sıkıntılarını, İslam ümmetinin problemlerini çözmeye yönelik işler yapın.  İslam ümmetinin tarihini, şerefini, izzetini ortaya koyacak yönetmenler, oyuncular yetiştirmemiz gerekiyor ki İslam ümmetinin şerefini, şanını bütün dünyaya ulaştırabilsin. Bugün bizim ülkemizde en büyük problemimiz, gençlikteki problemimiz tembellik problemidir."

            Çöküşün sebepleri de belli çözümleri de belli aslında!

            Aleme nizamat vermek bizim işimiz değil mİ?

            Durmak yok, ye'se kapılmak yok, duaya, davaya ve duyarlılığa devam dostlar!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Akyıldız’dan YHT teşekkürü
Akyıldız’dan YHT teşekkürü