Berat Samet Aktaş SEVMEK, OLMAK, ÖLMEK, HANİFE GİBİ 
Reklamı Geç
Advert
SEVMEK, OLMAK, ÖLMEK, HANİFE GİBİ
Berat Samet Aktaş

SEVMEK, OLMAK, ÖLMEK, HANİFE GİBİ

Bu içerik 80 kez okundu.

Seven, sevdiği uğruna fedakarlık yapmaz, kendini feda edermiş. Çünkü aşk meclisine girilmiş ise nefs yok olur sadece "ente " Yani "Sen" der, dilde, beden de yok olurmuş. Sadece maşuk var olur o hatırlanırmış... Yine bir gün kalbi yanan, maşuğuna kavuşmak için kavrulan, yola düşen aşık, Üveys gibi, yani Veysel Karanice yola ram olan aşık, sevgilisinin kapısına gelir, kapısını tıklatır, Kim O ? Der maşuk, sevgilisinin kapısına gelen aşık ise, Ben! Sevgilim ben geldim der, sükut eder, kapı açılmaz ve içerden Ses gelir, maşuk der ki, Bizim kapıda 'ben' sözü yoktur, Sen sevseydin gerçekten olurcasına ve ölürcesine sevseydin, sen olmazdın der. Aşık üzülür, geri döner kendini dağlara vurur, tekrar tedrisatını almak üzere, olmaya gider, Üveysce olmaya gider. Zaman geçer, tekrar döner gider o kapıya, maşuğunun kapısına... Ve heyecanla tekrar tıklatır kapıyı, içerden maşuğu seslenir. Kim O ? Der. Aşığı heyecanla Sen geldin, Sen geldin azizim der... Çünkü o kapı da, Yani aşk kapısında iki kişi yoktur, Tek kişi vardır. Sen diyenin, Sen geldin diyenin, 'Ene' ye La deyip, Her daim 'Ente' yi yani Sen i söyleyenin gönül hanesine doldurur rahmet... Tıpkı, Imam-ı Azam gibi... Hani bir gün bir kadın, ona kumaş satacakken, çok ucuz fiyattan satmaya kalktığında, Bunun ederi bu fiyat değil dediğinde, kadın fiyatı yükselttiğinde, yine ederi değil dediğinde, ''Benimle dalgamı geçiyorsun'' diye sorduğunda o kadın, Hayır, Sen ederinden çok alta satıyorsun, haktır bu, diyen gönül adamı Imam-ı Azam gibi, Hanefice...
** Sevmek, feda olmak demiştik. Ve öyle bir şeyi sevmek gerekti ki, aşık koştukça, maşuk kaçmayacaktı. Ve insan defaatle bilmeliydi ki, neyi seversem, neyi elde edersem imtihanım ın o olduğunu... Metayı arzular insan, elde etmek için ömrünü harcar. Nefs e az gelir. Çünkü nefs doyumsuzdur. Tatmin olmaz, çünkü orada 'Ene' vardır, Yani Benlik vardır. Kostukça kovalamak da vardır. Ölene kadar ömür tüketmek vardır. Yaş ilerleyince yaşıtları birer birer hakikat yolculuğuna gittiğinde, yalnız kalıp aynanın karşısına geçtiğinde, kocaman bir pişmanlık kalacaktır. Boşaymış feryadı duyulacaktır. Oysa ki, Kur'an da En Sevgili, " Yalnız beni anmakla tatmin olursun " ayetini, yarattıklarına hatırlattığın da, dünyalık işler onu, En sevgilisinden koparmasın diye, Mutlu olması için kulunun, yöntem göstermişti...
** Fatiha, açmak demekti. Yanıp, yakılıp sadece senin abd'ın olduğunu bildirmenin, senin yoluna Ram olmanın, seninle konuşmanın adıydı... Hiç aşık oldun mu? Sevdiğime sürekli yakın olup, koştuğumda kovalamadığım, attığım adımda bana koşan bir En sevgiliye aşığım... Evet günde beş vakit, Her daim senin kulunum, sana kulluk ederim, seni seviyorum beni başkasına muhtaç etme, Senden istiyorum diyenin, sevgili ile muhabbetinin önsözü ve bana icabet eden, Yanımda olan Ey Sevgiliye... Birisine borç verdiğinde, kendisine borç veren kişinin evinin önünde ki ağacın gölgesinde oturmayıp, güneşli yerde duran, sorulunca, "Cüzi bir menfaat elde etmeye sebep olan borç dahi ribadan sayılır." cevabını veren, Allah'tan korkan, kendini yok eden, nefsini ruhuna, ruhunu Allah'a tabi eylemis büyük sevdalı, büyük aşık Imam-ı Azam Ebu Hanefi gibi Hanefice...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atakum Belediyespor’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na bir vefa daha YAZICIOĞLU ADINA TURNUVA DÜZENLENECEK
Atakum Belediyespor’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na bir vefa daha YAZICIOĞLU ADINA TURNUVA DÜZENLENECEK
Milli oyuncular göz doldurdu
Milli oyuncular göz doldurdu