SELMAN DEVECİOĞLU OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP
SELMAN DEVECİOĞLU

OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRETMENİME MEKTUP

Okullar açılıyor, içimde tarifsiz bir sevinç var ancak hatırladıkça da geçmişe dair bitmeyen bir burukluk var.

Sevgili öğretmenim! Bu eylül de siz ve sizin gibi birkaç ilkokul öğretmenimi hatırlıyorum ve bu mektubumu sizlere yazmak istiyorum. Belki bu yazımı hiç görmeyeceksiniz, haberiniz bile olmayacak ama sevgili okurlarımın yazıma ilgi göstermesi bana yetecektir.

Yıl 1993, beni sevgiyle bağrına basan ailemden iki saat uzaktaki yatılı okula ağlayarak, isteksizce başladım.

Bir hafta babamın yanımdan gitmemesi için okulda ortalığı birbirine kattım.

İlkokul yılları boyunca her ne kadar okuluma alışsam da yine evden ayrılmak istemem, bir sıkıntı çıkıp ta okulun açılmaması için dua ederdim.

Bu senin yanlış tutumun yüzündendi öğretmenim. Birinci sınıfta yazmayı çok sever asla okuma yapmak istemezdim. Sen beni yine yanına çağırıp okuma yapmamı istemiştin ancak ben elimdeki hece fişlerini okuyamayınca sen bana bir tokat atmış, ben kendimi yerde bulmuştum. Çok sinirlenince beni geçici bir süreyle başka bir öğretmenin yanına gönderdin. Diğer sınıftaki öğretmenim bana öyle bir sevgiyle davrandı ki elindeki metni bana okutmayı başardı. Biraz önce okuyamayan ben değilmişim sanki, metni sular gibi okudum. Bir dahaki ders senin yanında artık okumayı becerebilmiştim. Sen alaycı bir ifadeyle dayak cennetten çıkma sözünü kullandın. Ama ben senin dayağınla değil diğer öğretmenimin şefkatiyle sorunun üstesinden gelmiştim.

Bir keresinde okul yemekhanesinde yemekteyken çok acıkmış, yarım ekmek yiyip karnım doymayınca ekmek masasından bir çeyrek ekmek almak istemiştim, beni görünce, “Gel evladım üzerine bir şey dökülmüş leke var.” diye beni yanına çağırdın” ben görme engelli olduğum için lekeyi fark edemeyince sana güvendim ama sen bana yalan söyledin. Ekmek yerine dayak yemiştim. Yalanın kötü bir şey olduğunu derdin her zaman ancak sen yalan söylemiştin, bu bir çelişki değimliydi öğretmenim.

Senin her yanından geçişimde korkuyordum, hemen senden uzaklaşıyordum, aniden bana vuracakmışsın gibi geliyordu. Bunun gibi birçok acılar yaşattın öğretmenim. Sen ve senin gibi birçok öğretmende aynıydı. Şimdi emekli olmuşsun, haberini aldım.

Yaşanan kötü durumların yanında merhamet timsali hocalarımızın tattırdıkları güzellikler de oluyordu. Devlet parasız yatılı lisesinde okuduğum yıllarda hastalanmıştım, bir hocam sürekli benimle ilgilenmiş, sabahlara kadar başımda beklemişti.

Yapılan güzel davranışlarda, kötülüklerde insanların aklında kalabiliyor.  İyi davranışlar insan hayatında tartışmasız hoş izler bırakıyor. Bana yapılanlardan dolayı iyi ve kötünün farkına varmış, o yıllarda kendime bir hedef koymuştum ben iyi bir öğretmen olacağım demiştim.

Artık senin gibi öğrencilerin yüreğinde yara açan öğretmenler kalmadı hocam, şu an ilkokullarımızda özel eğitim öğretmenlerimiz var, hocalarımız artık öğretmenin vurduğu yerden gül biter deyip öğrencilerini kandırmıyor. Artık öğrencilerimizde akıllı ve bilinçli sizler beni dövünce saatlerce yüzüme bakmış, bir gün boyunca yüzümden gül çıkmasını beklemiştim. Çıkmayınca da yalan söylediğinize bir kere daha kızıp ağlamıştım.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıncılar Belediyesi hurda araçlarını sattı
Akıncılar Belediyesi hurda araçlarını sattı
YOLSUZLUK İDDİASI
YOLSUZLUK İDDİASI