Hüseyin AKTAŞ DÜŞÜNMEMEYİ TELKİN EDEN HER ŞEY/HİS ŞEYTANDANDIR! 
Advert
DÜŞÜNMEMEYİ TELKİN EDEN HER ŞEY/HİS ŞEYTANDANDIR!
Hüseyin AKTAŞ

DÜŞÜNMEMEYİ TELKİN EDEN HER ŞEY/HİS ŞEYTANDANDIR!

Bu içerik 163 kez okundu.

            Toplum olarak; okumaz, araştırmaz, düşünmez ve hele hele sorgulamaktan pek hoşlanmayız.

            “Okuyan kimselerden istifade eder, onların bilgileriyle aydınlanırım!” diyerek kolaycılığa yöneliriz.

            “İnsanlar düşüne düşüne kafayı bozuyorlar!” diyerek  ürkek bir tavır takınırız.

            “Alimler okumuş araştırmış yazmışlar ne gereği var zorlamanın?” diyerek hazırcılığa yöneliriz. Ya da;

             “Düşünüp mukayese etmek haddimize mi, bizler onlar kadar bilemeyiz ki! ” diyerek miskin miskin oturmayı yeğleriz.

            Özeleştiri şarttır. Bunlar hayatımızın gerçekleridir.

            Biz ne zaman bu kadar  hazırcı bir toplum olduk ki?

            Mirasyedilik hiç müslüman ahlakı ile bağdaşır mı?

            Bir düşünelim; mirasyedilerden miyiz?

            Yoksa mirasa değer katanlardan mıyız?

             Hepimizin kabul ettiği gibi insanoğlu akil baliğ oluncaya kadar sorgulanamaz. Ancak ebeveyni tarafından yönlendirilmeye ihtiyacı vardır. Akil baliğ olduktan sonra iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı, hakla batılı ayırt edebilecek donanıma sahip olur. Tamda bu noktada rehberliğe ihtiyaç duyan insanlara Allah(cc) göndermiş olduğu peygamberler ve kitapları yardımıyle rahmet elini uzatır.

            İnsan Rabbini tanıdıkça cahilliğini, bilgisizliğini ve acizliğini farkeder ve;

            “Teslim oldum âlemlerin Rabbi olan Allah(cc)a!” der.

            Ve şu ana kadarki bütün bildiklerini bir kenara bırakır, vahyin sıcağı sıcağına kendine indiğini farkeder. Dinini; yaratılanlardan önce yaradanın kitabından öğrenir. Kitabına uydurarak değil kitaba uyarak yaşar. Diğerlerine göre değil değerlerine göre haraket eder. Maddi ve manevi bütün bilgilerini Kur’an mesajının süzgecinden geçirir. Zira;

             “Hiçbir kimse her şeyi bilen kadar gerçeği gösteremez!” Fatır Sur, 35/14

            Daha sonra Allah(cc)’ın mesajlarından aldığı ilham ile dünyayı, hayatı, ibadetleri, siyaseti, maddiyatı, aileyi, ay ve güneşi, ölümü ve insanı kısacası herşeyi okumaya başlar.

            Çünkü “Okumak soylu bir eylemdir!”

             Bu tarz bir okuma insanı “İnsanı Kâmil” kılacaktır.

            Unutmayalım ki;

            Hepimiz insan doğduk. İnsan olmak, insan kalmak ve insan ölmek için çaba ve gayretimiz olmalıdır.

 Dün gitti, bugünü yaşadık ama yarın hiç olmayabilir. O halde yarınlarımızın temelini oluşturan bugünün ışığıyla yarınlarımızı aydınlatmaya bakalım. Dünyada onurlu/erdemli kullar arasında yaşamak ve değer üretmek gibi bir sorumluluğumuz varsa kaliteli okumalar yapmak mecburiyetindeyiz.

Kur'an'dan bağımsız kaliteli okumalar yapmak imkansızdır. Kolaycılığı, nemelazımcığı ve boşvermişliği literatürütümüzden silmeliyiz Yeryüzünün karanlığa gömülmüş en ücra köşeleri korkak ve ürkek bir tavır sergilemekle, hazırcı bir mantığa bürünmekle ya da miskin miskin oturmakla aydınlanmaz.

Müslüman, dünyaya/çağa söyleyecek sözü çok olan insandır.

Bizim varlığımız hem de okumakla dosdoğru bir yola yönelmiş olan varlığımızın dünyanın her bir ücra köşesine bir ışık olarak yansıyabileceğini bilmeliyiz. Bizim yok oluşumuzla beraber gökte uçan kuşların, yerde gezen karıncanın bile özgürlüğünün ayaklar altına alınabileceğini bilmemiz gerekmektedir.

Yeter ki ilmen, fikren, ruhen, imanen ve itikaden tam donanımlı bir vasfa bürünmüş Mü'minler topluluğu oluşturup çıkalım yola. Hem de gidemediğimiz bir yerin bizim olmayacağını bilerek. Ya da “Kenarı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, gelir adl-i ilahi sorar Ömer’den onu” şuuruna ererek aşmalıyız engin okyanusları.

İlmen, fikren, bedenen ve ruhen.

           İmam-ı Maturudi;
          “Düșünmemeyi telkin eden her șey/his șeytandandır!"  der. Şeytanı sevindirmek yaşadığımız çağa ve bu çağın insanlarına yapılabilecek en büyük ayıptır ve insanlık için büyük kayıptır.

"Düşünmek, akılla yol almaktır!" Eğitimci/ Sait ÇAMLICA

 Okumamızı, düşünmemizi ve sorgulamamızı istemeyenlere inat daha çok okumalı, daha çok düşünmeli ve daha çok sorgulamalıyız.

            Çünkü Okumak en soylu bir eylemdir ve kitaplar istikbale yollanan mektuplardır.

            “Düşünmek Farzdır!” der M. Önal MENGÜŞOĞLU bir kitabında.

            Düşünmeyen toplumlar değer üretemezler yarınlara ışık sunamazlar.

 

            HÜSEYİN EMRE AKTAŞ                                                                                                                                      

 

                                                                      

                                      

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kırsala ayrılan bütçe 24 milyon 900 bin TL
Kırsala ayrılan bütçe 24 milyon 900 bin TL
KANGAL SEVGİSİ YAYGINLAŞIYOR
KANGAL SEVGİSİ YAYGINLAŞIYOR