Advert
YOLCUCUĞU KENDİNDEN BAŞLAT
Sema Biçer

YOLCUCUĞU KENDİNDEN BAŞLAT

M. 16 yaşında 10.cu sınıfa başlayacak.  

Bir kız kardeşi var ilişkileri bozuk. Zaman zaman ona şiddet uyguluyor. Annesinin uyarılarını dikkate almaz olmuş ve sesini yükselterek konuşuyor. Saygı sınırlarını aşan sözler söylüyor. Özellikle son zamanlarda kapıyı çarpıp çıkmalar eve geç gelmeler sıklaşmış. Akademik başarısı düşük, yılsonu not ortalaması şu ana kadar olanın en düşüğü olmuş. Tek tük sigara denemeleri var. Eve bir kaç kez alkollü gelmiş. Bir kez arabanın anahtarını babasından habersiz alıp arabayı kendisi kullanarak arkadaşları ile dolaşmış. Annesi fark etmiş ve bir daha yaparsa babasına söylemekle tehdit etmiş. Yaz tatili boyunca çoğunlukla gece geç vakit eve geliyor, evde bilgisayarla saatlerce vakit geçiriyor, sabaha karşı yatıp uyuyor, akşama doğru uyanıyor bir şeyler atıştırıp evden çıkıyor ve süreç böyle devam ediyormuş.

Babası oğlunun durumundan eşinin anlattıkları kadar haberdar oluyor. Ve oğlu ile aralarındaki iletişimin tamamına yakını aşağıdaki içerikte gerçekleşiyor.

Oğlum aman diyeyim derslerini boşlama, tatil deyip çalışmamazlık etme. En az günde bir iki saat ders çalış, test çöz, kitabını oku. İpin ucu kaçınca bir daha toparlayamıyorsun. Okuluna hazırlıklı başla. Unuttuklarını tekrar çalış, pekişsin. Oku adam ol. Öyle arkadaş sevdasına okuldan kaçma. Hocalarını iyi dinle. Gözünün önüne bak. İyi bir üniversite oku. Ben ceketimi satar seni yine okuturum. Sen yeter ki oku. Bak ben okuyamadım. Ortayı zor bitirdim. Rahmetli annem az mı uğraştı. Beni kaç kere kahveden eve getirdi. Ama ben ne yaptım. Beni arkadaşlarımın yanında rezil ediyorsun diye ona etmediğimi bırakmadım. Aman oğlum sen oku…

Oğlum sakın sigaraya başlama. Başladın mı bırakamıyorsun. Bak bana senin yaşlarındayken arkadaş arasında tek tük başladım. Sonra paket taşımaya başladım. Şimdide ne yaptıysam bırakamıyorum. Babamdan bırak içme şu mereti diye az mı dayak yedim. Yine de bırakmadım. O zamanlar ben bağımlı değilim ki istersem içmem diyordum. Babamın sözleri de bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyordu. Önce sen kendine bak diyordum… Aman oğlum sen başlama…

Oğlum ne zaman görsem seni, ya televizyonun ya da bilgisayarın başındasın. Tamam, onların başında da dur. Ama o kadar para verip aldığımız test kitaplarının bir sayfası bile açılmamış. Annen seni yemek yemeye bile bilgisayarın başından kaldıramaz olmuş. Ne gecen gece… Ne gündüzün gündüz… Hepsi birbirine karışmış. Oğlum, ayağını denk al. Yoksa o bilgisayarı kırarım. Bir daha ömrü billâh göremezsin. Farkında olmadan bağlanıyorsun oğlum. Oyuna bir başlıyorsun zaman nasıl geçiyor bilemiyorsun. Bak bana, okey yüzünden annenle az mı kavga ediyoruz. İşten çıkınca şöyle arkadaşlara bir bakayım bir çaylarını içer eve giderim diyerek kahveye uğruyorum. Sonra oyuna bir oturuyorum. Saatler nasıl geçiyor anlamıyorum. Annen 50 kere telefonu çaldırıyor. Ha kalkacam de kalkacam vakit gece yarısını geçiyor.  Aman oğlum sen gözünün önüne bak. Eğer annen bir kere daha bilgisayardan kalkmıyor derse kıracam haberin olsun…

Evet, babanın oğlu ile farklı zamanlardaki iletişim içerikleri böyle. Çocuk hiç hayır demiyor. Her seferinde sessizce dinliyor. ( Ya da dinliyormuş gibi görünüyor demek daha doğru olur) Babasının konuşması bitince de yanından ayrılıyor. Ama davranışlarında bir değişiklik yok…

Birçok evde durumların bu şekilde olduğunu görüyorum.

Anne babalar kendilerinden yola çıkarak sağlıklı önlemler almaz ve çözümler oluşturmazlarsa işler daha da çığırından çıkacak…

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!