Advert
GEÇİCİ HOŞNUTLUKLAR PEŞİNDE KOŞMAKTA NEYİN NESİ?
Hüseyin AKTAŞ

GEÇİCİ HOŞNUTLUKLAR PEŞİNDE KOŞMAKTA NEYİN NESİ?

Bu içerik 65 kez okundu.
“İnsanlar için hesap görme vakti yaklaşıyor. Ama onlar bu yaklaşan şeye karşı hala inatla umursamazlık gösteriyorlar. Ne zaman rablerinden kendilerine yeni bir uyarıcı, hatırlatıcı (mesaj) gelse, onu ancak alaya alarak dinliyorlar. Kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde.” (Enbiya, 21/1-3)
Kaygımızı unutalı unutturalı asırlar oldu. Adeta yapışmışız dünyaya. Ekmek gibi paraya acıkır olmuşuz. Varlığımızı adadığımız eşimize, çocuklarımıza, bir iş, makam v.s adına senelerce zamanımızı vermişiz. Bütün bu hallerimiz acaba şu ayetle ne kadar uyum halindedir. “De ki; benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm yalnızca âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” (En'am, 6/162)
Kendini şuurlu zanneden zannetmeyen herkes dini öncelikli bir ihtiyaç olmaktan çıkarmıştır. Boş vakitlerde, dini özel gün ve gecelerde sözüm ona dini toplantı adı altında ziyafet sofralarında (baylı bayanlı), manasını düşünüp anlamadan Kur'an'ı okumaktadırlar. Hâlbuki ayette şu uyarı yapılmaktadır. “Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman (körlerin ve sağırların yaptıkları gibi) düşünüp anlamadan onların üzerine üşüşmezler.”  Furkan, 25/73 
Turistik seyahate dönen içi boşalmış hac ve umrelerde, bizi Allah’a ulaştırmayan namazda, sayılarla tevhitsiz çektiğimiz kelimeyi tevhitlerde, modasına dahi yetişemediğimiz tesettürlerde asıl yaptığımız egolarımızı da alet ettiğimiz manevi duygularımızdır. Bir namazı kılmakla, bir hatim okutmakla, bir camiaya mensup olmakla, bir zikre katılmakla, bir toplantı yapmakla kendimizi cennetlik zannediyoruz.
“Gerçek şu ki, biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlar indirdik; fakat yine de Allah ( doğru yola gerçekten ulaştırmak) isteyen kimseyi doğru yola eriştirir.”
“Çünkü (niceleri) –Allah’a ve resulüne inandık ve itaat ettik- derler de, sonra onlardan bir kısmı bu sözlerine rağmen doğru yoldan geri dönerler. İşte böyleleri hiçbir zaman (gerçek) müminler değillerdir.”
“Ve böyleleri aralarında (ilahi kitap) hüküm versin diye Allah’a ve O’nun Resulüne çağrıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirir.”
“Ama bu yüzçevirenler birde hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen boyun eğerek kabul ederler.”
“Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa (bunun ilahi mesaj olduğundan) şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, (kendilerine) haksızlık yapan onların (yine) kendileridir.” (Nur, 24/46-50)
Yüce Allah “adet olduğu üzere” iman etmemizi değil, “atalarımızın dinine uymaktan”  dolayı değil, ”uydum kalabalığa” demek için değil, aksine ekmek gibi, su gibi hatta daha da önce asli bir ihtiyaç olduğunu bilerek inanmamız gerektiğini söyler.
Bizler düşünerek, araştırarak yolları aşındırarak gerçeğe varmamız gerekmektedir. Herhangi bir yola değil şeksiz şüphesiz dosdoğru yola erişmek için gayret sarf etmemizi istemektedir.
Yani bir şeyler yapmak istiyorsak öncelikle dilememiz ve istememiz gerekmektedir. Belki dıştan gayretli gibi görünebiliriz. Ancak bütün insanların içinden geçirdiklerinin ve gizlinin de gizlisini bilen Allah içten isteğimize göre bizleri şekillendirecektir.
Yine Allah(cc) imanın; dil ile ikrar emekle yeterli olmayacağını dikkatimize sunmaktadır. Bugün milyonlarca insan sürekli kelimeyi şahadet getirmektedir. Dildeki ikrar kalplerimizde yerini bulmuyorsa ve amellerimize yansımıyorsa Allah (cc) gerçek mü'min olmadığımızı bütün bu ayetlerde haber vermektedir.
Hastalıklardan arınmış bir kalp ve geçici hoşnutluklar peşinde koşmayan bir bedene sahip olmak dileğiyle!..
 
 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!