Advert
Necdet Buluz

"İflas eden İslam değil, İslamcılık"

Bizi takip eden okur­la­rı­mız Sev­gi­naz He­me­vi­oğ­lu'nu iyi ta­nır­lar. İlginç yorum ve ya­zı­la­rı­nı sıkça pay­laş­tı­ğı­mız He­me­vi­oğ­lu, son ya­zı­sın­da "İflas eden İslam değil, İsla­mi­yet­çi­lik" diyor. Sözü fazla uzat­ma­dan ho­ca­mı­zın bu ya­zı­sı ile siz­le­ri baş başa bı­ra­kı­yo­ruz:
"Tür­ki­ye' de si­ya­set la­ik­lik esa­sı­na göre ku­ru­lan Milli/Ulus dev­le­ti sa­vu­nan si­ya­si ya­pıy­la, İslam­cı­lı­ğı sa­vu­nan si­ya­si yapı ara­sın­da­ki mü­ca­de­le­ye evi­ril­di. Si­ya­si mü­ca­de­le, İslami top­lu­mun kül­tür un­sur­la­rın­dan biri ola­rak kabul eden kit­ley­le, ka­çı­nıl­maz bir olgu ve da­yat­ma ola­rak ele alan kitle ara­sın­da sü­rü­yor. Uz­laş­ma yolu ise hala bu­lu­na­ma­dı.
Uz­laş­ma ancak eleş­ti­rel bir kafa ya­pı­sı ve fel­se­fi dü­şün­me tar­zı­na sahip İslami çev­re­ler­le müm­kün ola­bi­lir. İslami çev­re­ler­de­ki bu ek­sik­lik; Dev­let - Mil­let, Dev­let - İslam ara­sın­da­ki iliş­ki­ler­de ken­di­ne özgü model ara­yı­şı­na katkı sağ­la­ya­ma­dı. Müs­lü­man top­lum­la­ra özgün bir yö­ne­tim mo­de­li su­na­ma­dı.
İslam­cı var­sa­yı­ma göre; Tür­ki­ye'yi ta­rih­sel ve kül­tü­rel ba­kım­dan be­lir­le­yen temel etken İslam me­de­ni­ye­ti ol­gu­su­dur. " Meş­ru­ti­yet ve Cum­hu­ri­yet dö­nem­le­rin­de Tür­ki­ye seç­kin­le­ri (!) İslam uy­gar­lık hav­za­sın­dan ko­pa­rak Batı uy­gar­lık hav­za­sı­na il­ti­ca ve il­ti­hak etti. Ancak top­lum ye­rin­de kaldı. Dev­le­ti elin­de tutan elit­ler ile Mil­let ara­sın­da bir uçu­rum oluş­tu. Bu uçu­rum kül­tü­rel ça­tış­ma­ya yol açtı. Dev­let ile Mil­let ara­sın­da 100 devam eden bir kavga var ve Dev­let ile Mil­le­ti ba­rış­tır­mak ge­re­ki­yor." Söz ko­nu­su ba­rı­şın "Cum­hu­ri­yet'i İslami il­ke­le­re da­ya­lı ola­rak ye­ni­den ya­pı­lan­dır­mak, la­ik­li­ği din odak­lı şe­kil­de ye­ni­den ta­nım­la­mak ve ka­mu­sal ya­şa­mı büyük öl­çü­de din­sel­leş­tir­mek­le" müm­kün ola­bi­le­ce­ği iddia edi­li­yor.
Yu­ka­rı­da sözü edi­len var­sa­yı­mın yan­lış ve bi­lim­dı­şı bir yak­la­şım ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­li­riz. Ba­tı­nın kül­tür hav­za­sı sa­de­ce Hı­ris­ti­yan­lık­tan iba­ret de­ğil­dir. Batı'nın ay­dın­lan­ma ve mo­dern­leş­me­si­nin te­me­lin­de, Türk - İslam me­de­ni­ye­ti­nin in­san­lı­ğa ar­ma­ğan et­ti­ği ev­ren­sel de­ğer­le­rin ya­rat­tı­ğı kül­tür, fel­se­fe bi­ri­ki­mi, bilim, tek­nik ve ede­bi­yat var.
Cum­hu­ri­ye­tin bir avuç seç­ki­nin re­ji­mi ol­du­ğu id­di­ası da te­me­lin­den yan­lış. Mus­ta­fa Kemal Ata­türk ve çev­re­sin­de yer alan Ku­va-i Mil­li­ye Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu'nun Med­re­se­le­rin­de, As­ke­ri okul­la­rın­da oku­yup, ye­tiş­miş er­dem­li köylü ço­cuk­la­rıy­dı. Ata­türk Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'ni de bun­lar­la kurdu!
Akıl­cı İslam­dan na­kil­ci İslam­cı­lı­ğa ge­çi­şi iyi tah­lil etmek ge­re­kir. Ta­rih­sel süreç ya­zı­mı­zın ko­nu­su ol­ma­dı­ğın­dan ay­rın­tı­sı­na gir­me­ye­ce­ğim. İslam­cı­lar, İslam'ı bir din ol­du­ğu kadar bir si­ya­sal ide­olo­ji ola­rak da gören, ken­di­le­ri­ni Ahmet Ye­se­vi'nin Türk­çü ta­ri­kat ge­le­ne­ğin­den kopuk ey­lem­ci grup­lar ola­rak ta­nım­lı­yor. Batı'dan ve İsrail' den al­dık­la­rı ciddi des­tek ve yön­len­dir­mey­le kendi Dev­let­le­ri­ne, Or­ta­do­ğu ve Kuzey Af­ri­ka'daki mev­cut re­jim­le­re ve Batı'ya mu­ha­le­fe­ti alev­len­di­ren­ler de bu İslam­cı ha­re­ket­ler ol­muş­tur!
İslami ay­dın­lar ara­sın­da­ki söy­lem tu­tar­sız­lık­la­rı­nın, İslam'ı bir kül­tü­rel sis­tem ola­rak al­gı­la­mak­tan uzak, yapay bakış açı­la­rın­dan kay­nak­lan­dı­ğı­nı söy­le­ye­bi­li­riz. Dün­ya­da­ki tek­nik ge­liş­me­ler ha­ya­tı ve yaşam bi­çim­le­ri­ni dik­kat çe­ki­ci bir şe­kil­de de­ğiş­tir­di. Buna bağlı ola­rak yö­ne­tim bi­çim­le­ri ve si­ya­si uy­gu­la­ma­lar­da kar­ma­şık­laş­tı.
Sos­yo­lo­jik ola­rak da fark­lı­laş­mış Müs­lü­man top­lum­lar, Kuran'ın me­sa­jı­nın si­ya­sal ve top­lum­sal ifa­de­si­nin ne ol­ma­sı ge­rek­ti­ği ko­nu­sun­da henüz net bir cevap bu­la­ma­dı. Bu ko­nu­da Müs­lü­man ay­dın­lar ara­sın­da geniş bir görüş yel­pa­ze­si var. Fakat Kuran'ın ger­çek­te ne de­di­ği­ni açık­la­ya­rak tar­tış­ma­yı kesip at­ma­ya ehil bir İslami damar veya çizgi gö­rü­le­mi­yor.
Ba­tı­nın ürün­le­ri olan tv, buz­do­la­bı, te­le­fon, araba, uçak, tıbbi ilaç­lar, alet ve ma­ki­na­lar en son mo­del­le­riy­le kul­la­nı­lır­ken, bin yıl önce gi­yi­len sarık ve cüb­bey­le do­la­şa­rak ba­tı­lı de­ğer­le­re sözüm ona tepki gös­te­ri­li­yor! Akıl ve man­tık ötesi bir durum.

Si­ya­sal İslam­cı­la­ra göre, İslami dev­le­tin meş­ru­iye­ti­nin te­me­li İslam. Fakat Kuran top­lum­la­ra bir rejim, sis­tem veya Dev­let ya­pı­sı sun­mu­yor. Akıl, bilgi ve vic­da­nı ön­ce­le­yen hak, hukuk ve ada­le­tin hüküm sür­dü­ğü bir yö­ne­ti­mi tav­si­ye edi­yor. İslam­cı ay­dın­la­rın, dün­ya­nın so­run­la­rı­nı İslami kül­tü­rün kay­bol­ma­mış ama nis­pe­ten yoz­laş­mış kav­ram­sal çer­çe­ve­si­ne bağ­la­ma gay­re­ti de son de­re­ce ha­ta­lı gö­rü­nü­yor.
Mı­sır­lı Müs­lü­man Kar­deş­ler Teş­ki­la­tı'nın ku­ru­cu­su Hasan el Benna ve Hint-Pa­kis­tan Ce­ma­at-i İslami'nin ya­ra­tı­cı­sı Ebul Ala Mev­du­di "İslam'ı si­ya­sal bir sis­tem ola­rak ta­nım­la­ma­ya ça­ba­la­yan yeni bir dü­şün­ce ha­re­ke­ti­ni baş­lat­tı­lar." Ha­re­ke­ti "öze dönüş" söy­le­miy­le meş­ru­laş­tır­dı­lar. İslam'ı si­ya­sal bir ide­olo­ji ola­rak al­gı­la­yan bu çağ­daş ha­re­ket, Os­man­lı­nın son dö­ne­min­de im­pa­ra­tor­lu­ğu kur­tar­mak ni­ye­tiy­le Sul­tan İkinci Ab­dul­ha­mi­din sa­rıl­dı­ğı İslam­cı­lık an­la­yı­şın­dan çok fark­lı­dır.
İslam­cı si­ya­si­ler neden Ame­ri­kan - İngi­liz - İsrail he­ge­mon­ya­sı­nı onay­la­dı ve si­ya­set sah­ne­sin­de köklü de­ği­şik­lik­ler ya­rat­ma­dı? Ve hatta ciddi des­tek ver­di­ler! Tüm bu tu­tar­sız­lık­la­ra rağ­men İslam­cı­lık si­ya­set sah­ne­sin­den yok ol­ma­dı. " Baş­lan­gıç­ta­ki hı­zı­nı yi­tir­se de Pa­kis­tan'dan Ce­za­yir'e yay­gın­la­şı­yor, genel si­ya­sal man­za­ray­la bü­tün­le­şi­yor, âdet­le­ri ve ça­tış­ma­la­rı be­lir­li­yor. Sos­yal-de­mok­rat­la­şan İslam­cı si­ya­si­ler mutlu ya­rın­lar için bir model su­na­mu­yor.
Yeni bir dünya yeni bir çizgi oluş­tu­ra­ma­yan İslam­cı­lık yal­nız­ca İslami hu­ku­ku, şe­ri­atı ye­ni­den kur­ma­ya ça­lı­şan bir ha­re­ke­te dö­nüş­tü. Meş­ru­laş­ma söy­le­mi­ni etnik, ka­bi­le­sel ve mez­hep­sel bö­lün­me­le­re da­yan­dı­rı­yor. (Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­tin­de 36 etnik gru­bun ol­du­ğu gibi). Üre­tim­den çok spe­kü­las­yo­na da­ya­nan bir eko­no­mik li­be­ra­liz­mi kut­sa­yan uy­gu­la­ma­ya İslami eko­no­mi­de de­ne­mez.
Eleş­ti­rel bir kafa ya­pı­sı ve fel­se­fi bir dü­şün­me tar­zı­na sahip çev­re­den yok­sun İslam­cı­lık ba­şa­rı­sız­lı­ğa mah­kûm­dur. İsla­mın ye­ni­lik­çi­li­ği­ni or­ta­dan kal­dır­dı­ğı gibi Mümin bir top­lu­mun da ah­la­ki er­de­me ula­şıl­ma ko­şu­lu­nu yok etme gay­re­tin­de. Çünkü er­dem­li bir top­lum er­dem­li yö­ne­ti­ci­ler, imam­lar, ho­ca­lar ister.
"Zen­gin­ler için İslami model 'rant artı şe­ri­at', yok­sul­lar için­se 'iş­siz­lik artı şe­ri­at' dır." İslam­cı­lık ta­rih­sel bir ba­şa­rı­sız­lık­tır. El­le­rin­de kalan tek ser­ma­ye de ha­ma­set. İslam­cı­lı­ğın " Dün­ya­da iflas ede­rek yüz kı­zar­tı­cı bir ye­nil­gi­ye uğ­ra­dı­ğı ve büyük iti­bar kay­bet­ti­ği ko­şul­lar­da Tür­ki­ye'de İslam­cı/ dinci bir ik­ti­da­rın ba­şa­rı­lı ol­ma­sı için hiç­bir neden yok."
Sonuç ola­rak ge­le­ce­ğin Kızıl El­ma­sı: akıl, bilim ve vic­dan­la yö­ne­ti­len, özgür fel­se­fe, bilim ve ede­bi­ya­tın ege­men ol­du­ğu bir ülke ve bir Dünya ol­ma­lı."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!