BİR ANNENİN ENDİŞESİ
Sema Biçer

BİR ANNENİN ENDİŞESİ

Bu gün, bir kurum da verdiğim ‘Çalışan Anne Babalarla Çocukları Arasındaki İletişim’ konulu konferansım sırasında yaşadığım durumdan söz etmek istiyorum.

Konferansım sırasında, anne babalara, ‘işe gelmek üzere çocuklarınızdan nasıl ayrılıyorsunuz?’ Diye sordum. Anne babaların özellikle de annelerin Yanıtları şöyleydi;

Çocuğum uyurken, onu uyandırmadan çıkıyorum,

Oyuncaklarını önüne koyuyorum, o oyuna dalınca sessizce kaçıyorum,

Çocuğumu evde bakan kişi oyalarken, o görmeden çıkıyorum,

Ağlaya ağlaya çıkıyorum,

Her gün bir bahane bularak zorla bırakıyorum,

İkna emeye çalışıyorum,

Aşağıdaki gerekçeleri kullandıklarını söyleyenler vardı;

İşe, sana oyuncak almak için gidiyorum,

Markete gidip hemen geleceğim,

Sana ayrı oda olacak bir ev alabilmek için işe gitmem gerek,

Sana arabalı yatak almak için para kazanmaya gidiyorum,

Karta para koymak için işe gidiyorum,

Sen bankamatikten para çekebil diye işe gidiyorum,

İşten gelirken sana çikolata, surpriz yumurta, cips, vb. alacağım,

İşe gidip para kazanamazsam sana yeni giysiler alamam,

İşten eve gelmeme müdür izin vermiyor,

İşe gitmezsem müdür kızar,

Zorundayım yoksa gidermiyim hiç,

Orada hiç mutlu değilim, çok sıkılıyorum ama mecburum,

Gitmezsem sana harçlık veremem,

Hastaneye, doktora gidiyorum,

İğne yaptırmaya gidiyorum vb...

Anne babalara ‘neden bu şekilde yapıyorsunuz’ diye sordum yanıtlar şu şekildeydi;

Beni evden çıkarken görürse ağlıyor, bas bas bağırıyor,

Binbir sorun çıkarıyor,

Beni göndermemek için akla gelmedik şeyler yapıyor,

Sevdiği şeyleri getirince biraz onlarla oyalanıyor,

Bahaneler bulunca biraz da olsa idare ediyor, en azından ağlamıyor,

O ağlarken çıktığımda benim de aklım evde kalıyor dayanamıyorum vb...

Bu şekildeki ayrılışlarda çocukların hissettikleri, açıkça dile getiremeseler de genellikle şu şekildedir;

Annem babam, ben oyuncaklarımla oynarken birden yok olabilir,

Uyursam, uyanınca annemi babamı evde bulamayabilirim,

Bana bakan kişi ile vakit geçirirken annem babam evden gidebilir,

Ben çikolata, cips, surpriz yumurta, yeni giysiler, oyuncak, arabalı yatak, ayrı oda vb.  istiyorum diye beni bırakıp işe gitmek zorundalar.

Ben bir şeyler istediğim için beni bırakıp işe gidiyorlar

Müdür diye anne babamı benden ayıran, anneme babama kızan kötü biri var,

Hastane kötü bir yer, doktor kötü bir kişi, ben annemle-babamla gitmek istersem orada banada iğne batırırlar,

İş, hiç sevilecek bir şey değil,

İşe memnun olunmadan zorla gidilir,

İşte mutsuz olunur, annem babam mutsuz olunan bir yere müdür kızdığı için zorla gidiyorlar,

Ben yanlarında değilken annem babam mutlu değiller...

Farkında olmadan işe gidilirken çocuklara çok farklı, korku salan, tedirgin eden pek çok olumsuz mesaj veriliyor.

Bu ayrılışlarda,  çocuğun o minicik ama kocaman yüreğinde neler oluyor, pek de fark edilmiyor.

Bu konuşmanın ardından ‘eve gidişlerinizde durumlar nasıl?’ diye sordum. Yanıtlar şu şekildeydi;

Bir süre küsüyor, konuşmuyor,

Hemen elime, çantama bakıyor, ne getirdin diye soruyor,

Giysilerimi bile değiştirmeme izin vermiyor,

Hiç bir iş yaptırmıyor, yapışık gibi dolaşıyoruz,

Sürekli mızmızlanıyor,

Tuvalete bile gitsem arkamdan geliyor,

Oyuncaklarıyla kendi kendine oynamıyor beni yanında istiyor,

Bir türlü uyumak istemiyor,

Gözünün önünden ayrılmamı istemiyor,

Hastanede ne oldu iğne yaptılar mı, diye korku ile sorguluyor,

Müdürün kızdı mı diyor,

Evde olmamı istediğinde, müdürüne söyle de sana izin versin diyor...

Konuşma içeriği özetle şu şekilde devam etti;

Gördüğümüz gibi çocuklarınız, onlardan ayrılışlarınızda yaşadığı deneyimlerin ve o sırada oluşturduğu düşüncelerin sonuçlarını yaşıyor. Birlikte yaşıyorsunuz.

Her an gidiverecekmişsiniz, arkasını dönse kayboluverecekmişsiniz gibi sizi gözünün önünden ayırmak istemiyor,

Sürekli huzursuz oluyor, korkuyor,

Her eve gelişinizde ona bir şeyler almak zorundaymışsınız gibi davranıyor.

Eminim hastaneye gitmesi gerektiğinde de sorun çıkarıyordur vb...

Peki neler yapılabilir? Açıklamalarım özetle şöyleydi;

Nereye gidiyorsanız gittiğiniz yeri doğru söyleyin,

Mümkünse o uyanıkken vedalaşarak evden ayrılın,

İşe gitmenize ilişkin bahaneler üretmeyin,

İşe gitmenizin sorumluluğunu onun isteklerini ve gereksinimlerini karşılamak için gittiğinizi söyleyerek ona yüklemeyin,

İşe gitme ve evde kalmama gerekçenizi müdürlerinizle açıklamayın,

İşteyken mutlu olmadığınızı ve zorunlu olduğunuz için gittiğinizi söylemeyin,

Sana bir şeyler alıp geleceğim, hastaneye iğne yaptırmaya gidiyorum, ya da markete gidip geleceğim demeyin,

Kısa ve net bir şekilde şu içerikte bir ifade tarzı kullanabilirsiniz;

‘Ben şimdi işe gidiyorum. İşim bitince geleceğim’ deyip vedalaşın ve vedalaşma süresini en kısa sürede bitirin.

Saatiniz belli ise onun anlayacağı şekilde zaman verebilirsiniz.

Çocuklar siz çıkarken, ilk zamanlar, isteksiz davranabilirler, sorun çıkarıp, ağlayabilirler. Siz istikrarlı ve kararlı olursanız bu durum kısa sürer. Bir süre sonra çocuğunuz bu durumu kabul eder.

Kolay kabul edip uyum sağlamasını sizin, kararlı ve tutarlı aynı zamanda mutluluk dolu ifadeleriniz kolaylaştırır. Ayrılırken ve eve geldiğinizde mutlu görünüyor olmanız çocuğun kabulünü daha da kolaylaştırır. Annem babam mutsuz oldukları bir yere gidiyor endişesini yaşatmaz. Ve çocuklarınıza da gelecekte, okulda, ev dışında, işte, aile ve dost ilişkilerinde, sizden uzaktayken de mutlu olabileceğini öğretir.

İşe, kendiniz istediğiniz için gittiğinizi söyleyin. Orada olmaktan çok mutlu olduğunuzu keyifle ve çok çalışarak zaman geçirdiğinizi söyleyin, işte iken neler yaptığınızı ve bu durumun kimlere yarar sağladığını anlatın. Arkadaş eş dost ziyaretlerinde, bulunduğunuz ortamın sizi çok rahatlattığını keyifle zaman geçirdiğinizi, oradaki arkadaşlarınızın yaşamınızdaki önemini anlatın. Ve çocuğunuzdan ayrı olduğunuz zamanlarda onu çok özlediğinizi buluşacağınız zamanı sabırsızlıkla beklediğinizi söyleyin. Buluştuğunuzda da onu sımsıkı kucaklayarak canım yavrum benim, seni ne kadar da çok özledim gel seni bir öpeyim deyip, yeniden bir araya gelmenin keyfini yaşayın.

Konferansımda yaptığım bu açıklamalardan sonra bir anne söz aldı ve dedi ki;

‘Ya çocuğumuz onun yanında değilken de mutlu olduğumuzu düşünürse’…

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!