Hüseyin AKTAŞ DİYANETİN BAŞINA CEHALETLE SAVAŞAN BAŞKANLAR GELMELİDİR! 
DİYANETİN BAŞINA CEHALETLE SAVAŞAN BAŞKANLAR GELMELİDİR!
Hüseyin AKTAŞ

DİYANETİN BAŞINA CEHALETLE SAVAŞAN BAŞKANLAR GELMELİDİR!

Bu içerik 85 kez okundu.

“Yanlış bir eğitimle Allah’ın insanlara verdiği bütün potansiyelleri yok edebiliriz. Bilgi bizim medeniyetimizde hakikate götüren yoldur. Hakikatin kendisi değildir. Bilim tapınmak için var kılınmış, gönderilmiş bir şey değildir. Aklın verileri ile elde edilen bilgi, vahiyle insanlığa bildirilen bilgi birbirlerinin alternatifi değildir!”

            “Aklın da halikı, Allah’tır, Vahyin de göndericisi Allah’tır. Akılla vahiy arasındaki kavga, bilim ve din arasındaki kavga, bizim medeniyetimize ait bir kavga değildir!”

            “Bizim medeniyetimizde yaşadığımız en büyük kırılma, bilginin dini bilgi ve dini olmayan bilgi, pozitif bilgi ve negatif bilgi diye ayrılması olmuştur. Bizim medeniyetimizde bilgi bilgidir. Faydalı ve doğru bütün bilgiler, dinidir. Tefsir, Fıkıh Hadis ne kadar dini ise, fizik kimya, matematik o kadar dinidir. Kitabın ayetleri ile kâinatın ayetlerini birbirinden ayıran bir bilge düşüncesini sahip olamayız biz. İslam coğrafyasını bugün inim inleten şey bilginin bu şekilde ayrılmış olmasıdır!”

            “Din, hayatın içerisinde verilirse anlamlı olur. Hayatı kompartımanlara ayırıp, bir parçasına da din eğitimi alanı dediğimizde karşımıza çok ciddi sorunlar çıkar. Sonra gençlerimiz bizi anlamaz. Eğitim, İnsanın, kâinatın, kadının, annenin değerini bize öğretmeli. Onları bir tarafa koyduğumuz zaman, sadece teheccüdün fazileti üzerinde durduğumuz zaman, onu verdiğimiz zaman dindarlık olmaz. O başka bir seküler bir hayat oluşturur, başka bir seküler hayatı adeta diniymiş gibi takdim etmiş oluruz!”

            Bu sözler Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Mehmet GÖRMEZ'e aittir. Altına imza atılacak tesbitlerdir. Diyanet işlerine bugüne kadar elbette ki bir çok başkan gelmiş geçmiş ve hizmet etmiştir. Kıymetli hocamız 2010 yılından bugüne en kritik süreçlerden birisini yaşamıştır.

            Bu ülke İstiklal harbi, seferberlik, kıtlık dönemleri yaşamış, darbeler dönemi atlatmış ve 15 Temmuz'da hain terör örgütü Fetö'nün darbe girişimine maruz kalmıştır. Milletçe elbirliği ederek atlattığımız bu kritik süreçlerde her zaman çeşitli kahramanlar çıkmış ve ülkenin geleceğine ipotek koymaya kalkan alçak/hainlere gereken dersi vermiştir.  Bu kritik süreçlerde kritik hamlelerle adından söz ettiren bir çok isim olmuştur. Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ  Hocamızda ezanları susturan darbelerden, darbeleri susturan salâlar okutan bir başkan olarak hep anılacaktır.

            Bu günlerde Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hocamızın görevden alınması gündemdedir. Konuyla ilgili bir yorum yapmak üzerimize vazife değildir. Ama Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı yıllardaki performası/yaklaşımı  ile ilgili bir kaç kelam etmek elzemdir.

            Hiç kimse vazgeçilmezimiz değildir. Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hocamız ilmi birikiminden, tecrübesinden ve entellektüel kişiliğinden hep istifade etmeye davam edeceğimiz bir kişiliktir. Çünki yaşadığı süreç kıymetli hocamızı çok daha deruni, kaygılı ve entellektüel sorumluluğa taşımıştır.

            Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hoca'yı üç cümleyle özetle deseler şunları söylerdim;
            1- Çağı iyi okuyabilen entellektüel bir beyin,
            2- Sorumluluk bilinci kuşanmış, kaygılı müslüman,
            3- İslam ve insanlık adına sürekli değer üreten kişilik.

            Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Hocanın kalitesini tartışmam. Bundan sonra da İslam dünyasına ve insanlığa artı değerler katacak bir kişilik ve karakterdir. Hayat uzun soluklu bir maratondur. Başkanlık bitse bile kulluk gibi ulvi bir sorumluluğun bilincinde bir hocamızdır.

            “Biz,  bilgiyi kılavuz, yol gösterici hakikate götüren yol olarak görürüz. Bilgi cehaleti ortadan kaldırır ve cehaletten uzaklaştırır, bilgi Hikmettir!” diyerek her konuşmasında yol gösterici olan, bizlere yeni ufuklar açan kıymetli hocamıza bundan sonraki yaşamında başarılar diliyorum!

            Başkanın görevden görevden uzaklaştırılmasına sebep teşkil edecek çeşitli senaryolar sözkonusu olsa bile bunu tartışma gelecek açısından bize bir şey kazandırmaz. Alnının akıyla görevini yerine getirdiğine tüm dünya şahittir. Sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de vardır. Buna rağmen emeğini kaygısını ilmini birikimini hiçe saymak insanlıkla ve vefa ile bağdaşmaz.

            Unutulmamalıdır ki;

            Cehaletle savaşmak hepimizin asli vazifesi olduğu gibi kurumlarında asli işidir.

            Hiç kimse kendi görüșünü hakikatin merkezine oturtmamalı, bir bașkasını da hep tahrifkar ve tahripkar görmemelidir!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Gar binasına YHT Meydanı yapılacak
Akyıldız’dan YHT teşekkürü
Akyıldız’dan YHT teşekkürü