MİHNE KARŞITLARININ FETVALARI
Bekir Çöl

MİHNE KARŞITLARININ FETVALARI

Bu içerik 162 kez okundu.

Mihneciler, Kur’an-ı Kerimin yaratılmış olduğunu iddia ederken karşıtları da Kur’an yaratılmamıştır, evveli ve ahiri olmayan kadim bir varlıktır diyorlardı. Ahmet İbn Hanbeli sevmek Sünneti sevmekle eş anlama gediği gibi, muhaliflerine kin dolu olmak ta imanın bir gereği olmuştu.

Kur’an yaratılmıştır diyenlere karşı o günün ilim adamlarının verdiği fetvalar:

Süfyan es Sevri, Ebu Hanife’nin Hocası Hammad’ın Kur’an mahlûktur diyenlerden uzak olduğunu, bizzat kendisinden nakleder. Hammad, bu kanaatte ki kimselerin müşrik olduğunu söylemiştir. (Buhari Halk’ülefaliibad 11)

Abdullah İbn İdris’e göre Kur’an’a mahlûktur diyenlerin Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilerden farkı yoktur. Bunlar zındıktır, bunlarla evlenmek şöyle dursun bir arada bulunmak bile doğru değildir. (Buhari age 217)

Süfyan es Sevri, Ebu Bekir İbn Ayyaş ve İbn Mübarek’e göre bu görüşte olanlar kâfirdir.

Yezidİbn Harun, bu kimselerin zındıklığına hükmeder. Ona göre bu kimseler, ya tövbe ederler yahut öldürülürler. (age 218)

 Cehmiye, kâfirdir, nikâhları da boştur. (age 219)

Kimilerinin dünya karşılığında dinini satmakla suçladığı İbnMedini’ye atfedilen bir rivayete göre Kur’an mahlûktur diyen kâfir olur, arkasında namaz kılınmaz. (age 220)

Ebu VelidTayalisi’ye göre bu görüşte olanlar kâfirdir. Kur’an’ın mahlûk olmadığına kalbiyle kani olmayanlar İslam’dan çıkmışlardır. (age 221)

Buhari’ye göre bunların küfrü, Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilerin küfründen daha beterdir. (age 222

Bunların kanı helaldır. Hatta İbn Mehdi, elinde kılıç varken bir adamı köprünün üzerinde Kur’an mahlûktur derken görse, gözünü kırpmadan kellesini koparacağını söyler. ( age s. 20)

Ahmedİbn Hanbeli’n oğlu Abdullah’ın naklettiğine göre Ebu Mamer el Huzeli, bu insanların kâfir olduklarını söylemiş, sonrada eğer bir kuyunun başında dururken görürseniz, kuyuya atın onları, bu Allah’ın dinidir, onlar kâfirdir demiştir.

Bu konuda ki rivayetler, hadis taraftarlarının muhaliflerine karşı, nasıl bir öfke ve nefret içersin de olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Hadisçilerin duygularına tercüman olan bu rivayetlerin gösterdiği gibi mesele, sadece bir görüş ayrılığı olarak görülmemiş, bir inanç ayrılığı şeklinde değerlendirilmiştir. Bu itibarla nefret, dini ve imani bir renk kazanmıştır. Hadisçilerin gözünde artık kendileri gibi düşünmeyenler öteki, hatta beşeri münasebetlerin bile kesilmesi gereken bir sınıf olarak görülmüştür.

Hadisçilere göre karşı fikirdekilerle konuşulmaz, selam verilmez, bir arada oturulmaz, hasta olurlarsa ziyaret edilmez, arkalarında namaz kılınmaz, mirasları kabul edilmez, sakıncalı ve küfür ehli olarak kabul edilmiştir. Bunlarda yetmemiş, Kur’an mahlûktur diyenlerin hadis rivayetlerini bile kabul etmemişlerdir.

Yukarda izah etmiştik ama kısaca bir daha değinelim: Kur’an mahlûktur diyenler, Kur’an Cenab-ı Allah’ın zatiyle kaim değildir, ezeli ve ebedi değildir, sonradan yaratılmıştır diyorlardı. Bu inanışı da imanın bir gereği olarak görüyorlardı.

Bu fikre karşı çıkan AhmedİbnHanbel ve hadisçi arkadaşları Kur’an’ın yaratılmadığını, Allah ile kaim ve kadim, ezeli ve ebedi olduğunu iddia etmişler ve bu inanışta olmayanları küfürle suçlamışlardır.

Hanbelilerin ve hadisçilerin Kur’an mahlûk değildir, sonradan yaratılmamıştır, kelam’ü kadimdir diye özetledikleri görüşler, akait kitaplarına Ehli Sünnet itikadı olarak yerleşmiştir.

Peki, sonrakilerin ve bu günkü âlimlerin kanaatine göre hangi görüş daha doğrudur, Hocalarımız bu konuda çalışma yapsınlar ve fikirlerini açıklasınlar?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milletvekili Akyıldız, Millete hesap verdi
Milletvekili Akyıldız, Millete hesap verdi
Kötü muameleye yönelik soruşturma başlatıldı
Kötü muameleye yönelik soruşturma başlatıldı