Advert
MANEVİ YOLDAN GELEN HADİS
Bekir Çöl

MANEVİ YOLDAN GELEN HADİS

Bu içerik 202 kez okundu.

Bu başlıkta anlatacağım husus, Hz. Peygamberin vefatından sonra rüya yoluyla ondan bilgi alınabilir mi veya bir kişi keşif ve ilham ile sahih bilgi elde edebilir mi? İşte bu konularda bilgi almanın hadis ilimleri açısından değeri nedir? Konunun detayına girmeden önce Sofilerin rüya, keşif ve ilham hakkında ki görüşlerini kısaca açıklayalım.

1-) RÜYA

Kur’an-ı kerimde Peygamberlerin rüyalarının anlatılması, onların tabirlerinden söz edilmesi Sofiler dâhil birçok ilim adamının, rüyanın hakikatini kavrama yolunda düşünme ve araştırma yapmaya yöneltmiştir. Bu güne kadar, halen günümüzde de, rüyanın mahiyeti hakkında çeşitli araştırmalar yapılmasına rağmen “Rüya, şu nedenle, şu şekilde, şöyle oluşuyor” denecek bir sonuca varılmamıştır. Bazı bilginler rüyayı, “Hayal ufkundan aşağı inen suretlerin, hisler üzerine bıraktığı izler” şeklinde anlamışlardır.

Sofilere göre rüya büyük, manevi bir âlemdir. Rüya ile ilgili Sofilerin anlattıklarına bakılırsa, “Rüya halini insanlar arası bir bilgi akışı” olarak gördükleri anlaşılır.

Nitekim ilk Sofilerden Hâkim et Tirmizi (320), “İnsan uyduğunda nefsin nuru yükselir, dünyayı dolaşır, melekûta ulaşır ve eşyayı müşahede eder” der. Yine Gazali (505), “Rüya ile mükaşefe ilmi arsında yakın ilgi kurarak, rüya ile mülk ve şahadet âleminin bilgisine ulaşılan bir kapı olarak görmüş ve bunun ancak basiret gözü ile görüleceğini” bildirmiştir.

Kuşeyri’ye (465) göre rüya, “İnsanların kalplerinde yaratılan ve karar kılan şeyin idrak yoluyla şekillenmesidir” demiştir. İbn Arabî (638), Rüyayı daha tafsilatlı olarak anlatmıştır. “Ona göre uyku kişiyi duylar âleminden Berzah âlemine götürür. Âlemlerin mükemmelidir, her şeye hükmetme gücü vardır, manaları somut hale getirir, şekli olmayana şekil verir, imkânsızı mümkün kılar. Allah, insana hem uykuda, hem uyanıkken eşyayı kavrayabileceği bir idrak vermiştir. Uyanıkken idrake, “His ve Rüyet” denir, uyurkenkine ise  “Hissi müşterek ve Rüyeti maksur” denir. İnsanın uyurken algıladıkları, uyanıkken hayal ettiklerinin şekillenmiş halidir.” İbn Arabî, ayrıca bu hislerin Peygamberlerde ve Velilerde daha üstün olduğunu söylemektedir.

 

Bilgi edinme yollarından biri olarak rüyanın, tasavvufta önemli bir yeri vardır. Ölen bir kimsenin ahrette ki ahvaliyle ilgili olarak rüya aracılığı ile dünyadakilere bilgi verme işi pek çok Sofinin başvurduğu uygulamadır.

2.)   Keşif ve ilham

 

Akıl ve nakil dışında Sofilerin çok önem verdiği ve fikirlerinin temelini oluşturan bu iki kavram, onlar için hayati önem taşımaktadır.

“Keşf” kelimesi, sözlükte “bir şeyin örtüsünün kaldırılması, açıklanıp ortaya çıkarılması anlamına gelir.” Tasavvufta ise, “Bilinmeyen kapalı hususların gözle görülürcesine açıklanmasıdır, Perde arkasında ki gizli manalara, yaşayarak ve temaşa ederek muttali olmaktır.”

Kısaca “vasıtasız bilgi” diye adlandıracağımız bu kavramları yakın zaman Sofilerinden Sudan’lı şeyh, Ahmet et Tayyip (1823), şöyle anlatmaktadır: “Peygambere gelen vahiy vasıtalı, velilere gelen vahiy ise vasıtasızdır. Çünkü velilerin vahyi ilham ile Peygamberlerin vahyi melekler ile olur” demektedir.

Sonuç olarak, farklı meşreplere mensup sofilerin dilinde farklı kelimelerle ifade edilen velilerin vahyi, keşif, ilham, feraset, basiret, mükaşefe ve müşahede deyimleri ile söylenegelmiştir.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milletvekili Akyıldız, Millete hesap verdi
Milletvekili Akyıldız, Millete hesap verdi
Kötü muameleye yönelik soruşturma başlatıldı
Kötü muameleye yönelik soruşturma başlatıldı