VERMEDEN ÖNCE DEĞERLENDİRİLMELİ
Sema Biçer

VERMEDEN ÖNCE DEĞERLENDİRİLMELİ

Daha önceden görmediği  şekilde ilgi gösterilen, değer verilen, hiç alışık olmadığı olanaklar önüne konulan kişiler, ne yapacağını bilemiyor.

Bazıları minnetle ne yapacağını bilemez ve hak etmek için çaba harcarken bazıları tabiri caizse sapıtıyor.

Eğer kişi her hangi bir şey ya da durumu emek ve çaba harcayarak elde ettiyse, sahip olmak için bedel ödediyse, ederini verdiyse, yani hak ettiyse onun değerini biliyor, minnet duyuyor, şükrediyor.

Merdivenlerin basamaklarını sindirerek adım adım çıktıysa ne oldum delisi olmuyor.

Yolculuğunda yardım ve destek aldıklarının kıymetini biliyor minnet ve saygısını koruyor. Elindekilere sahip çıkmak için özen gösteriyor.

İyi özellikler kazanıyor ve o özellikleri korumaya dikkat ediyor.

Kısacası; Kadir kıymet biliyor. Kendine, diğerlerine ve sahip olduklarına nankörlük etmiyor...

İyilik ya da sevap niyeti ile yapanlar ve ya verenlerdenseniz dikkat edin de kötülük yapmış olup, günaha ortak olmuş olmayın.

Veren el alan elden üstündür diyorsanız ve bu değeri ‘ben veririm abi gerisi ona kalmış’ diyedeğerlendiriyorsanız size sözüm yok.

Ama ben verdiğimin ve yaptığımın sonuçlarını önemserim. Yaptığım verdiğim  kadar, sonuçta neler olduğu da benimiçin önemlidir diyorsanız dikkat edeceksiniz.

Aşağıdaki sözlerim alan el olmaları sonucu sapıtanlarave veren el olmalarının sonuçlarını önemseyenlere;

Bir kişi değer ve ilgiyle tanışık değilse ona gösterilen ilgiyi, içtenliği, değeri şimarıkça ve suistimallerle kullanıyor. Zarar veriyor, zarar görüyor.

Bir kişeye daha önceden bilmediği, kulanmadığı, alışık olmadığı, kolaylaştırıcı ve lüks eşyalarla hazırlanmış bir çevre sunulmuşsa, hor, kirli ve özensizce kullanıyor. Kırıyor, döküyor.

Bir kişinin hazır oluşluğu, farkındalığı ve sorumluluk bilinci yoksa ona sunulan özgürlüğü sorumsuzca ve sorunluca kullanıyor. Başını, başınızı derde sokuyor.

Bu sözünü ettiklerim, eşya olabilir, para, mekan olabilir, dostluk, arkadaşlık olabilir, olanaklar, yasal haklar ve özgürlükler olabilir, duygusal bir ilişki içerisinde sevgi, aşk, cinsellik olabilir...

            İçtenliğiniz ve samimiyetinizle bütün olanakları seferber edersiniz, iyi niyetinizle dostluğunuzu sunarsınız.  Tüm samimiyetinizle sevginizi verirsiniz.  İşe yarar bir şeyler yaptığınıza ilişkin en ufak bir şüpheniz yoktur. Birde bakarsınızki sonuç aklınızın ucundan bile geçmeyen şekilde olmuş. Adeta şaşkınlıktan dudağınız uçuklar.

            Sunmadan ve vermeden önce; Hazır oluşluk, hakediş, emek, çaba,  sorumluluk bilinci, farkındalık, kıymet bilirlik, minnet duygusu, şükür gibi durumları kontrol etmelisiniz.

Yoksa sapıtırlar da verdikleriniz ve yaptıklarınız ayaklarına, ayaklarınıza dolaşır.

İşin daha ilginç tarafını söyleyeyim; Bu hazırcılık, emek harcayanlara enayimiyim sorusunu sordurtuyor ve ‘emek harcamak’ yerine ‘ister’ hale getirtiyor!

Bana,bir insanda hazır oluşluk, hakediş, emek, çaba,  sorumluluk bilinci, farkındalık, kıymet bilirlik, minnet duygusu, şükür  yoksa önce bunları  kazandırmak daha hayırlı, daha işe yarar geliyor.

Değerlendirmeden, hazırca  vermek, çok zaman kolaya kaçış ve günü kurtarmaktan öteye gitmiyor çünkü...

İsterseniz sonuçlarına bakın...

           

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!