Hüseyin AKTAŞ ACIYI BAL EYLEYEN ALLAH(CC)TIR! 
ACIYI BAL EYLEYEN ALLAH(CC)TIR!
Hüseyin AKTAŞ

ACIYI BAL EYLEYEN ALLAH(CC)TIR!

Bu içerik 154 kez okundu.

   O (cc) ne güzel dost ve ne güzel bir vekil değil mi?

   O (cc)' ndan başka sığınılacak, O’nun dışında kapılarını ardına kadar açacak kim var ki?

 Canciğer, kuzu sarması olduğunuz dostlarınıza dahi bir soru işareti koyarak ilişkilerinizi sürdürürsünüz değil mi?

  Birçok kez güven duyduğunuz kimseler gün gelir sizin “Güvendiğim dağlar elime geldi!” türküsünü mırıldanmanıza sebep olmuştur.

Siz bir adım attığınızda size on adım atacak, siz O’na doğru yöneldiğinizde size doğru koşacak, O’nun için bir verdiğinizde sizin için binler verecek bir dosttan haberiniz var mı? Şu ayeti mutlaka duymuşsunuzdur.

 “ O'ndan başka ilah yoktur! Öyleyse, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.”(1)

   “Allah’ın izni olmadıkça (insanın) başına hiçbir musibet gelmez: o halde, kim Allah'a inanırsa kendi kalbini (bu hakikate) açmış olur; ve Allah her şeyi bilendir.”(2)

            Her kim Allah’a inanıp güvenirse O (cc) onun akleden kalbine rehberlik eder. Önce kul iman eder, sonra Allah (cc) kalbini yönlendirir. Kulun kalbine Allah (cc) rehberlik ederse acıyı bal eder. Musibeti muhabbete katık eder.

   Kendimizi bir yoklayalım. Cehdü gayretimiz Allah(cc) ve Resulü (sav) için mi? Ya da eş ve çocuklarımız kesada uğramasından korktuğumuz ticaret, içerisinde hoşnut vaziyette yaşadığımız meskenler ya da mensubu bulunduğumuz topluluk bunlardan çok daha mı ön plandadır bizim için?

Yok olmaya yüz tutmuş olanı bir ve ebedi olana tercih etmek akli selim işi midir?

 Çirkini güzele, kötüyü iyiye, zararlıyı faydalıya, karanlığı aydınlığa ve batılı hakka tercih etmek garabete sürüklenmekten hatta bedbahtlıktan öte bir şey değildir.

Nice uğruna kendinizi feda ettiğiniz dostlarınızı gün gelir hatırlamak dahi istemezsiniz.

 

    Ama gelin görün ki olanca isyanımıza rağmen her türlü nimeti bahşeden Allah (cc) bizlere rahmet kapılarını ardına kadar açmaktadır.

   Vakit O’nun yüceliği karşısında boyun bükmek ve ellerimiz semada “Allahım!” deyip yalvarmak ve sorumluluklarımızı kuşanmak vaktidir.

 “O halde, elinizden geldiği kadar Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, [O'nu] dinleyin ve itaat edin. Ve kendi iyiliğiniz için karşılıksız harcamada bulunun. Böylece açgözlülüklerinden kurtulmuş olanlar, işte onlardır mutluluğa ulaşacak olanlar!” (3)

  Ne müthiş bir ayet değil mi?

 İman eden bir kulun okuyupta kendinden geçmemesi imkansız.

            O halde yapılacak olan nedir?    

            Satırdaki âyetlerle sadırdakileri, tohumla toprağı, etle tırnağı, anayla evladı, bülbülle gülü buluşturur gibi buluşturmalı. İş budur, eylem budur, yol budur. Tıpkı Kur'an şairi Akif'in dediği gibi:

            “Allah'a dayan saye sarıl hikmete râm ol

            Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol “

            Unutma Dostum!

             Doğru yolu bulduktan sonra ne kadar zamanda varacağın önemli değildir

            Unutma Arkadaşım!

Güzelliğin şarkısını söylersen eğer, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.

Unutma Kardeşim!

Gün beyhude işlerle günümüzü gün etmek değil, Allah’ın varlık korosuna katılıp, varoluş ilahisini en güzel, en anlamlı bir şekilde terennüm etme günüdür.

         1- Tegabun Sur.9     

 

            2- Tegabun Sur.11

 

            3- Teğabun Sur.16-17

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Birilerine para mı kazandırılıyor?
Birilerine para mı kazandırılıyor?
Asılsız ihbarlar için yasal süreç işletilecek
Asılsız ihbarlar için yasal süreç işletilecek