Ulu Camii Cennet Kapısı, Mona Lisa’dan daha zengin

Yazar Doğan Kuban,Herkese Bilim ve Teknoloji Dergisi’nin 64. Sayısında Divriği Ulu Cami’ye yer verdi.Kuban; “Ulu Camii Cennet Kapısı, Mona Lisa’dan daha zengin.Bu yazı 1967’de başlayan bir koruma çabasının ülke gündemine getirilmesi için bir çağrıdır” sözlerine yer verdi.

Ulu Camii Cennet Kapısı, Mona Lisa’dan daha zengin
Ulu Camii Cennet Kapısı, Mona Lisa’dan daha zengin Sivas Memleket
Bu içerik 281 kez okundu.

SÜMEYRA DENİZ

 Bilim ve Teknoloji dergisi olan Herkese Bilim ve Teknoloji Dergisi’nde yazan Türk Mimar ve Akademisyen Doğan Kuban, bu ay ki yazısında Divriği Ulu Cami restorasyonunu konu aldı.Kuban’ın yazısından Divriği Ulucamii hakkında Mengücek Emiri Ahmet Şah ve eşi Turan Melik’in yaptırdıkları Ulucami ve Şifahanenin mimarı olan AhlatlıHürrem Şah’ın tasarladığı, bezemelerinin çoğunu eliyle yonttuğu taç kapılar Türk çağının en önde gelen başyapıtlarıdır.Kıble kapısındaki yontu (heykel), tasarımı ve işçiliği ile İslam ve Yakındoğu’da yoktur. İkonografik olarak dünya sanat tarihinin hiçbir döneminde, büyük bir heykel uygulaması olarak, bu nitelikte bir ‘Cennet Kapısı’ imgesi yaratılmamıştır.Hürremşah’ın tasarladığı ve olağanüstü yaratıcılığı ile kendi eliyle yonttuğu bu taç kapı dünya sanat çevrelerinin artık farkında olduğu bir yapıttır. Divriği Ulu Cami ‘korunması gereken en önemli evrensel sanat miraslarından biri’ olarak, UNESCO’nun tarihi yapılar listesindedir. Anadolu Türk kültürünün kimliğini oluşturan en önemli tarih mirasıdır. Anadolu-Türk varlığının dokunulmazıdır. Dünyanın en büyük Cennet Kapısı İmgesi, 800 yüzyıl önce, yaratıcı bir tasarımla ve kanımca, dünyada başka eşi olmayan bir yontu ustalığı ile dünya heykel sanatına armağan edilmiştir. Anadolu-Türk kültür ortamında yaratılan bütün sanat yapıtları arasında bu büyük sanat yapıtı ile eşleştirilecek başka bir yapıt yoktur. Ülkemizde tarihi anıtların arasında koruma önceliğinde ilk yapıttır.Bu yazı 1967’de başlayan bir koruma çabasının ülke gündemine getirilmesi için bir çağrıdır. Korunması, fakat cahil restoratörlerin dokunmaması gereken bir ‘Şah-Eserdir.Toplum kimliğini yok etmenin en kestirme yolu sanat yapıtlarının tahribidir. Onlar kültürün maddi kanıtlarıdır. Bunların başında mimari gelir. Kuşkusuz pek çok başka veri de var. Tarih de onlara dayanarak yazılır.18. yüzyıla kadar yazının elle yazılması, eğitimin sadece dini öğreti niteliğinde olması, kitabın nadir ve sadece egemen olanlardan söz eden bir anlatı olarak kalması, okuma yazması olmayan toplumların bu güne kadar cahil kalmalarının nedenidir.” İfadelerine yer verdi.

MONA LİSA’DAN ZENGİN

Divriği Ulu Caminin önemine dikkat çeken Kuban; “Bir taç kapıyı simgesel çiçek ve yapraklar kullanarak sonsuza uzanan bir cennet kapısı olarak hayal etmek Hürrem Şah’ın bize kültürel hediyesidir. Dünyada başka eşi olmayan ve Anadolu-Türk kültürünü ayrıcalığını vurgulayan bu yapıt, Mona Lisa’nın portresi yanında, çok daha zengin bir sanat yapıtıdır. Hürrem Şah’ı Leonardo ile karşılaştırmak söz konusu değil. Ama bu kapı Louvre’da sergilenseydi, sanatseverlerin ağzından düşmezdi. Ulu Cami’nin kıble kapısı büyük bir sanatçının hayalini süsleyen bir imge olarak, olağanüstü bir işçilikle taşa oyulmuştur.

Bu cephede sanatçının olağanüstü hayalinin yarattığı derin ve güzel imgeler var. Ağaçlara insan yaşamının simgesi olarak bakmak, kat kat güneş simgelerini gök kubbenin tanrıya çıkan basamakları olarak düşünmek, sufi imgelerden çok daha güçlü ve etkileyicidir. Yükselişin lotusla bitmesi de, cennete giren inançlı insanın sonsuz yaşamını simgeler.

Bu ayrıntıların çağdaş insanları nasıl etkileyeceğini bilmiyorum, ama İslam kültürünün sanatsal ifadesi açısından başka örneği yoktur. Hürremşah’ın sanatı üzerinde bir kitap yazılabilir. Burada pagan kozmogoni var. Bu tasarımda Türk Şaman tarihinden kalan olgular var. Pagan Türklerde Şamanlar göğü dokuzuncu katına yükselerek Kök Tengri’ye simgesel olarak ulaşırlardı. Bu taç kapıda sanatçı, dokuz gök katını simgeleştirmiştir.”Bilgilerini verdi.

DIŞ ETKİLERDEN MUTLAKA KORUNMALI

Kuban bu eserin dış etiklerden mutlaka korunması gerektiğine dikkat çektiği yazısında “Hürrem Şah’ın yapıtını korumak için yontuya el değdirmemek ve yapının statik sorunlarını çözmek, yontuları dış hava etkilerinden korumak gerekir. Bu kapı bir müze objesidir. Her ayrıntısını o andaki yaratıcı vuruşu ile hiçbir tuşunu yinelemeyerek yapan bir büyük heykeltıraşın yapıtını taşçı ustalarına restore ettirmeyi düşünmek bir cinayet programıdır.

Buna karşı çıkmak, entelektüel kamuoyu için, dünya çapında bir sanatçıya, kültürel varlığımıza ve çağdaş koruma anlayışına saygı gereğidir. ‘Cennet Kapısı’ deyimi yeni bir kültür kampanyası çağrısıdır. Aydın vatanseverlerin katılması toplumsal bir görevdir.” dedi.

 

 

 

 

 

SİVAS ULU CAMİ CENNET KAPISI MONA LİSA DAHA ZENGİN
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
“Seçime hazırlanamamız için 4 yıl önceki listeleri verdiler”
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!
CÜ, başarı sıralamasında diplerde!