Advert

Aslına uygun restore ediliyor

Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılan Gök Medresesindeki restorasyon çalışmaları hız kazandı. Havaların ısınmasının ardından çalışmalara başlayan ekipler Gök Medreseyi aslına uygun olarak restore ediyor.

Aslına uygun restore ediliyor
Aslına uygun restore ediliyor Sivas Memleket
Bu içerik 394 kez okundu.

Mehmet TIRPAN

Selçuklulardan günümüze kadar gelen ve Sivas'ın en nadide tarihi eserlerden biri olan Gök Medrese’de başlatılan restorasyon çalışmaları hız kazandı. Çalışmalar kapsamında medrese dış duvarları tamamıyla aslına uygun bir şekilde yenileniyor. Kış aylarında olmamız sebebi ile restorasyon çalışmalarına ara veren ekipler hava şartlarının normale dönmesinin ardından tekrar restorasyon çalışmalarına başladı.

Yıllardır bir türlü restorasyonu tamamlanamayan Gök Medresesindeki çalışmaların üçte ikisi bitirilmiş durumda. Gök medresedeki restorasyon çalışmaları tamamlanınca çevre düzenlemesinin de kısa sürede yapılması planlanıyor. Onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından Gök Medrese’nin orijinal halinin 3D modellemesi çıkarılacak. 1978 yılında Orhan Cezmi tarafından çizilen ve aslına uygun olarak yapılan modelleme de Gök Medrese’nin iki katlı olduğu görülüyor. Zamanın vermiş olduğu tahriple yıkılan ve eski halinden eser kalmayan Gök Medrese’de plana uygun olarak yenileneceği öğrenildi. Kubbenin hemen arka tarafının gösterildiği 3D modelleme de aslına uygun bir çalışmanın yapılması planlanıyor.

33 YIL BOYUNCA MÜZE OLARAK KULLANILDI

1934-1967 yılları arasında müze olarak kullanılan Gök Medresesi Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli eserlerinden biridir. Çifte minareli taç kapısı, ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümüdür. Süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri kullanılmıştır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır. Gök Medrese açık avlulu dört eyvan şemasının uygulandığı iki katlı olduğu iddia edilen bir medresedir. Plastik sanatın şaheserlerinden olan taç kapıda mermer malzeme nedeniyle ışık gölge sistemi genel görünümünü etkilemektedir. Ayrıca sırlı tuğla ve mavi çini işçilikli tuğla örgülü minarelerde taç kapıya daha da önem kazandırmaktadır. Cephenin solunda üç dilimli kemeri, iki satırlık kitabesi ve üç yönü dolaşan geometrik bordürüyle çeşmesi cepheyi daha hareketlendirmiştir. Bu hareketliliği sağ ve sol tarafta benzemeli pencereler ve bekitme kuleler tamamlamaktadır. Medrese taç kapının üst iki köşesinde iç içe girmiş hayvan başları doldurmaktadır. Minare kaidelerinden aşağı doğru inen mermer yüzeyde büyük boyutlarda geometrik, yazı ve bitkisel motifler simetrik durumda ve plastik görünümünde yapılmıştır. Medreseye girişte sağda mescidi bulunmaktadır. Ahşap minberi sonradan yapılmıştır. Mihrabın büyük bir kısmı günümüze kadar gelebilmiştir. Çini ile kaplı olup üzerinde Ayet-el Kürsi yazılıdır. Üçgenler ile kubbeye geçişin sağlandığı mescidin kubbesi ve etekleri de çini tezyinatlıdır. Girişin solundaki kare planlı kubbeli oda ise Dar-ül Hadis bölümüdür. İç duvarları sıvanmıştır. Üzeri açık dikdörtgen planlı iç avlunun ortasında bir havuzu olması gerekir. Bugün yapının içinde bu havuzun mermer taşları hala durmaktadır. Anadolu’da bilinen en büyük Selçuklu havuzudur. 22 köşeli poligonil bir plana sahiptir. Avlunun kuzey ve güneyinde altı sütun üzerine inşa edilmiş bir revak kısmı bulunmaktadır. Bu revakların gerisinde küçük kapılardan hücrelere girilir. Doğu yönündeki ana eyvanı yıkılmış yerine mevcut taş ve kitabelerle bir duvar örülmüştür. Kuzey ve güneydeki yan eyvanların içi çini tezyinatla süslüdür.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 MÜSİAD'dan 2 bin kişiye iftar
MÜSİAD'dan 2 bin kişiye iftar
Kaza can aldı
Kaza can aldı